Mahallenin Sürprizi: Mr. North Meze Evi

Maraş’lı  kadınların el yapımı lezzetleri kapımıza yakın geldi

 Evimiz kadar yaşadığımız mahalle de hayatımızda önemli bir yer tutar. Aynı mahalleyi paylaşmak çoğu zaman, insanlar arasında görünmez ama güçlü bir bağ kurar. Dostluklar, tanışıklıklar ve gündelik selamlaşmalar genellikle mahallede filizlenir.

Benim için de yıllardır yaşadığım mahalle, sadece bir adres değil; tanıdık yüzlerin, alışılmış kokuların ve küçük ritüellerin toplamıdır. Dışarı her çıktığımda mahallemin bakkalı, manavı, eczanesiyle selamlaşırım. Bu küçük temaslar, kentin hızına karşı insanı ayakta tutan ayrıntılardır.

Geçtiğimiz günlerde yine kısa bir mahalle yürüyüşündeydim. Manavımla selamlaştıktan sonra, hemen karşısındaki boş dükkânda yeni bir işletmenin açıldığını fark ettim. Vitrine bakınca buranın yiyecek ve şarküteri ürünleri sunan bir mekân olduğu anlaşılıyordu.

Damak zevkine düşkün biri olarak—ama asla obur değilim—bu benim için oldukça sevindirici bir keşifti. Yeni ve nitelikli her ürün, bende her zaman merak uyandırır.

Kapının önündeki kara tahtada yazan isim dikkatimi çekti: Mr. North Meze Evi. “Meze” ile İngilizce bir isim nasıl bir araya gelmişti? Merakım iyice arttı ve içeri girdim.

İçeride, mekânın sahibi Gül Sevgican karşıladı beni. Son derece sıcak, samimi ve güler yüzlü bir ev sahibiydi. Sohbet ilerledikçe hikâye de kendini açmaya başladı.

Bu meze evini açma fikri aslında tamamen eşi Kuzey Yücehan Sevgican’a ait. Asıl mesleği iç mimarlık olan Sevgican, sanatla her zaman iç içe; aynı zamanda oyunculuk da yapıyor.

Mekânın adı ise eşinin ismi olan “Kuzey”in İngilizcesinden geliyor: North. Yani Mr. North, kişisel bir hikâyenin yaratıcı bir yansıması. Galata’daki restoranlarının adı olan Galataartsmyrna da benzer bir metafor taşıyor.

Ancak bu hikâyenin özü, sadece isimde ya da tasarımda değil; felsefesinde saklı.

Başlangıçta bu girişim bir meze ya da şarküteri projesi olarak planlanmamış. Asıl amaç, özellikle deprem bölgesindeki kadın kooperatiflerine destek olmak.

Hatay, Antakya ve İskenderun başta olmak üzere bu bölgelerde üretilen doğal ve organik ürünleri tüketiciyle buluşturmak için küçük bir mekân açma fikriyle yola çıkılmış.

Tarım Bakanlığı onaylı kadın kooperatiflerinin ürünleri titizlikle araştırılmış, tadımlar yapılmış ve seçilen ürünlerle ilk adımlar atılmış.

Zamanla İstanbul’un farklı semtlerinde üç küçük satış noktası açılmış. Artan taleplerle birlikte ürün yelpazesi genişlemiş; meze, şarküteri ve gurme ürünler de bu yolculuğa eklenmiş. Bu dönüşüm, özellikle Gayrettepe’deki daha geniş mekânda netlik kazanmış.

Bugün Mr. North’un vitrinlerinde yerli ve seçkin peynirler başrolde. Rokfor, gravyer, parmesan ve mağarada olgunlaştırılan obruk tulumu gibi özel ürünler dikkat çekiyor. Şarküteri bölümünde ise sosis, salam, jambon, sucuk ve kuru et çeşitleri bulunuyor.

Mezelerin büyük bir bölümü kendi mutfaklarında hazırlanıyor. Bunun yanı sıra ev kadınlarıyla çalışılarak hem üretime katkı sağlanıyor hem de kadın emeği destekleniyor. Fabrikasyon ürünler yerine, mümkün olduğunca doğal ve el yapımı ürünlere öncelik veriliyor.

Yerel lezzetleri, bu toprağın ürünlerini ve kültürünü sevenler için burası adeta küçük bir hazine. Vitrinlerde peynirler ve mezeler, raflarda ise rengârenk kavanozlarda el yapımı reçeller yer alıyor.

Süt reçeli, acı biber reçeli, damla sakızı reçeli; erişte gibi geleneksel hamur işleri ve Maraş’a özgü kömbe ilk bakışta öne çıkanlar arasında.

Aspir yağı, çörek otu yağı ve elbette soğuk sıkım zeytinyağı rafların baş köşesinde. Meyve sirkeleri, çeşitli salçalar, prebiyotik ve klasik turşular; Van, Erzincan ve Ordu’dan gelen katkısız ballar… Açıkçası insan nereye bakacağını şaşırıyor.

Mesleğinin bir parçası gastronomi olan ve yıllardır Türkiye mutfağını, yöresel ürünleri ve yerel lezzetleri hem yurt içinde hem yurt dışında tanıtan biri olarak, Mr. North’un mahalleme gelişine en çok ben sevindim diyebilirim.

Anadolu kadınlarının emeğiyle hazırlanmış, tadı ve kokusuyla geçmişe dokunan onca ürün…
Artık hepsi bir sokak ötemde.
Lezzet, hiç bu kadar yakınımda olmamıştı.

Gayrettepe,Yıldız posta cad. Esengül apt.  Tel:0533 938 67 93

Sevim Gökyıldız

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Sadece Survivor oldukları içinmiş

Bizim Uzun sessiz sever, söylemeden, anlatmadan, göstermeden. Hani mahallenin kedileri demiştim ya, Hamza vardı bir tane Uzun’un çaktırmadan sevdiklerinden. Hamza kaçmış, parktan Carefour önüne terfi

Yeni Beslenme Düzeni Ve Gerçekler

Mutfak, sadece yemek pişirilen bir alan değil, aynı zamanda toplumsal kabullerin, bilimsel tartışmaların ve hatta küresel politikaların sessizce harmanlandığı bir laboratuvardır. Uzun yıllardır mutfak kültürümüzün

Sabah bulduğu gibi bırakamamak

Dağa çıkmak, yolunu dağlara çevirme itkisi, her insanın aklına gelmiş, gelmediyse gelecek; arayış, arınma, yüceliş, bağışlanma, uzaklaşma, saklanma gereksinimi ile yöneldiği bir yolculuk tasarımı olsa

Unun, Suyun Ve Sabrın Hikâyesi

İstanbul’un kalbi Nişantaşı’nda, şehir temposunun en yoğun olduğu anlarda bazen durup nefes almak gerekir. Modern hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz o “yavaşlık alanı”, bazen taze bir

Yeni Bir Ekonomi Doğuyor

Türkiye büyük bir hızla yaşlanıyor. 2024’te 65 yaş üstü nüfus 9,1 milyonu aştı. 2030’da yaşlı nüfusun 13 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu demografik dönüşüm stratejik bir

Gösterişten Sahiciliğe Tabağın Devrimi

Mutfak, geride bıraktığımız on yıl boyunca adeta bir performans sanatları merkezine dönüştü. Masaya gelen tabaklar, lezzetinden ziyade görsel ihtişamıyla, mimari yapısıyla ve şaşırtma kapasitesiyle ölçülür

Bu ülkenin insanlarına ne oluyor?

15 yaşında çocuklar katil oluyor. 15 yaşında çocuklar toprağa giriyor. İnanılır gibi değil ama gerçek. Henüz sakalının tüyü terlememiş bir çocuk, ‘yan baktın’, ‘laf söyledin’,