Bir hazır giyim firması daha elini yıkıyor

Lüks giyim ve çanta üreticileri Dior ve Armani’nin, ucuz iş gücü kullanımı nedeniyle incelemeye alındığını daha önce öğrenmiştik. Bu haberle birlikte nasıl korkunç bir kâr marjlarına sahip olduklarını da! Bu markaların çalıştıkları taşeron şirketlerin, kaçak Çinli işçileri çalıştırdığı ve çok düşük maaşlar ödediği ortaya çıktı.

Çinli işçiler, lüks markalar adına çalışan taşeron şirketlerde uzun saatler çalışıyor ve saatlik 2-3 avro kazanıyor. Ancak, Dior 2,600 avroluk bir çanta için taşeron üreticiye sadece 53 avro ödüyor. Taşeron da işçiye 2 ya da 3 avro… Her iki lüks giyim grubu da bu haberler üzerine, sanki bu yasadışı uygulamalardan hiç bilgileri yokmuş gibi, tedarik zincirlerine yönelik kontrolleri artıracağına ilişkin açıklamalar yaptı.

Şu sıralar Dior da, Armani de soruşturma altında… Büyük olasılıkla İtalya’da süren soruşturma tamamlandığında para cezalarıyla paçayı kurtaracaklar.

ÇOCUK EMEĞİ SÖMÜRÜSÜYLE ‘BAŞARI ÖYKÜSÜ’ YAZMAK

Söz konusu hazır giyim sektörü oldu mu, buna benzer skandallar bitmek bilmiyor. İster en lüks markalar olsun, ister ‘hızlı’ ve görece ucuz hazır giyim markaları olsun… Hızlı hazır giyim devi Shein, 2023 yılında Çin’deki tedarikçileri arasında iki çocuk işçiliği vakası tespit ettiğini açıkladı.

Şirket, bu vakaları ocak ve ekim ayları arasında gerçekleştirdiği denetimlerde ortaya çıkardığını, bu bulguların ardından gerekli düzeltici adımların hızla atıldığını belirtti. Gel de inan!.. Bugüne kadar çocuk emeğini sömürüp göz kamaştırıcı bir ‘başarı öyküsü’ yazarken, böyle bir denetime hiç ihtiyaç duymayan Shein’in yeni yayımlanan sürdürülebilirlik raporunda, bu iki vakanın birer çocuk işçi mi yoksa birkaç çocuğun çalıştırıldığı iki ayrı olay mı olduğu ise belirsiz.

Çin yasalarına göre, çocuk işçi olarak tanımlanan kişiler 16 yaşından küçük olanlar… Şirket, her iki vakada da çocuk işçilerle olan sözleşmeleri feshetmiş, birikmiş maaşların ödemiş, sağlık kontrollerini yaptırmış ve çocukların ebeveynlerine veya yasal vasilerine geri göndermiş. Ayrıca, ilgili tedarikçilerle ilişkilerini 30 gün süreyle askıya almış. Nasıl duyarlı bir yaklaşım öyle değil mi!

HALKA ARZ ÖNCESİ EVİ SÜPÜRME ZAMANI

Rastlantıya bakın ki, Shein’in sürdürülebilirlik raporu, Singapur merkezli şirketin halka arz hazırlıkları sırasında yayımlandı! Şirketin Birleşik Krallık’ta halka açılması beklenirken, ABD’de olası bir halka arz haberleri, şirketin Çin bağlantıları nedeniyle yoğun tepkilere neden olmuştu.

Halka açık şirketlerin özel şirketlere göre daha sıkı raporlama gereklilikleri bulunuyor ve bu da genellikle daha fazla kamuoyu incelemesi anlamına geliyor. Shein, 2023 öncesinde işçi hakları ihlallerini sadece denetimlerin yüzdesi olarak raporlarken, şimdi daha şeffaf bir yaklaşım sergilemek zorunda kalıyor.

Shein, 2022’de 100 milyar dolarlık bir piyasa değeriyle ABD’deki en büyük hızlı moda oyuncularından biri haline gelmiş bulunuyor. Financial Times’a göre, şirket 2022’de 2 milyar dolar kâr elde etti.

Shein, aşırı ucuz giysi ve aksesuarlarıyla tanınmakla birlikte, işçileri sömürme, çevre düzenlemelerine uymama, tehlikeli kimyasallar içeren giysiler satma ve tasarımcıların eserlerini kopyalama gibi birçok eleştiriye maruz kalmıştı.

Güney Koreli sağlık yetkilileri, Shein ayakkabılarında yasal olarak izin verilenin yüzlerce katı daha yüksek seviyelerde toksik maddeler tespit ettiklerini açıklamıştı. Ayakkabılarda büyük miktarda ftalat adlı kimyasal bileşiğin bulunduğu belirtilmişti.

BÜYÜK OYUNCULARIN HEPSİNİN ELİ KİRLİ!

Anlayacağınız pek çok hızla büyüyen şirket gibi, Shein de bu süreçte elini çok fazla kirletmiş. Şimdi halka arz sürecinde piyasa değerine zarar verecek herhangi bir haberi bertaraf etmenin yollarını arıyor. Mesele çocuk sömürüsüne hassasiyet falan değil, piyasa değerini yüksek tutarak bir halka arza girişmek için halkla ilişkiler çalışması…

Hazır giyim, aksesuar, deri eşya ve ayakkabı sektörlerinde büyük şirketlerin, anlı şanlı markaların hangisinin tarihine bakarsanız, çocuk emeği sömürüsünden zehirli maddelerin kullanımına onlarca utanç belgesi buluyorsunuz.

Süleyman Karan

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Sadece 5 Dakikada Adalet!

‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’, atalarımız bu sözü boşuna söylememiş. Tek bir çığlık bazen gürültüde kaybolup gider ama binlerce insan aynı anda

‘Güvenli limanlar’ sığınak değil!

Demek ki neymiş; ‘güvenli limanlar’ her fırtınada sığınak olmuyormuş! 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail saldırılarına, İran İslam Cumhuriyeti’nin karşılık olarak savaşı, Körfez ülkelerine yayma stratejisi

Babamı orada bıraktım, orada buluyorum

Aklımın yazdığını, yüreğim bozuyor bazen. Yalanlayıp, mahcup ettiği yok ama birilerinin gözüne gireceğim diye ışıltısı, perdahından vazgeçmeyen cümlelerin kibrine “yoldan çekil” deyiveriyor. Epeydir babasızlar zamanını

Geçmişten Geleceğe Ulaşan Evrensel İzler

Masaya gelen her tabak, aslında toprağın zamana yazdığı sessiz bir mektuptur; insanın coğrafyayla kurduğu en eski, en samimi diyalogdur. İçindeki her malzeme asırların birikimini bünyesinde

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,

Bir türlü yetişkin olamayan toplumuz

Çocukluk ve gençlikte büyüyüp yetişkin olmak çok uzak geliyor. Büyüyünce yaparım dediğiniz ve yapmak istediğiniz çok fazla şey oluyor. Ama o uzak gelen yetişkinliğe o