Geçen gün X’de Danla Biliç’in vücudunun felç olmuş gibi tamamen kilitlendiği ve ambulans çağırdığı görüntüleri seyrettim. Defalarca ameliyat masasına yattığını okumuştum ama ilgilenmemiştim. Meğerse ciddi ciddi “Talidomid facia”sı kadar büyük bir tıp skandalı varmış olayın arkasında.
” Talidomid faciası” olarak bahsettiğiniz olay, tıp ve eczacılık tarihinin en büyük trajedilerinden biridir.
1950’li yılların sonlarında ve 1960’ların başında, hamile kadınların sabah bulantılarını ve uykusuzluklarını gidermek için kullanılan talidomit etken maddeli bir ilacın, dünya genelinde yaklaşık 10 binden fazla bebeğin ciddi uzuv deformasyonlarıyla, eksik ya da sakat doğmasına ve on binlerce bebeğin ölmesi olayıdır.

Danla Biliç’e dönersek kendi poposuna yıllar önce bir dolgu yaptırıyor. Dolgunun adı Aqua filling. Bu dolgunun yüzde 97’si su yüzde 3 plastik. İşte o kadarcık plastiği vücut yabancı görüyor.
Çevresini kaplıyor ve bir kapsül oluşturuyor. Ama her seferinde o kapsül patlıyor ve madde kaburgadan dizlere kadar yayılıyor. İşin aslı bu madde tüm vücut boşluklarına kadar yayılabiliyor. Bağışıklık hücreleri plastiği yutuyor ama sindiremiyor. Sindiremedikçe çıldırıyorlar.
Hücrelere kadar sirayet ediyor. Danla Biliç tam 9 farklı ameliyata giriyor ama bu dolguyu asla temizletemiyor.
En son çok büyük bir ameliyat olmuş diye duydum. İki bel kemiğini tamamen açıp girerek kazımış doktorlar ama “Açık açık da hayatı boyunca bu plastiğin vücudunun her zerresine sirayet edeceğini söylemek zorunda kalmışlar” Tamamını kazımak asla mümkün değilmiş.
Yıllar önce bu dolgu işi çok popülerdi, fenomenler öve öve, reklam yapa yapa bitiremiyordu.
Şimdi gördüğüm ise çoğunun pişmanlık içerisinde sağlıklarına kavuşmaya çalışmaları. Kim bilir fenomenlerden etkilenerek kaç insan ne gibi problemler yaşadı. Sağlık gidince anlaşılıyor kıymeti. Her yeni çıkan uygulamaya karşı mesafeli durmak zorundayız. Estetik yaşı da maalesef çok küçük yaşlara kadar indi. Dolgu basılmış kocaman yanaklar dudaklar güzellik trendi olarak büyük bir ticarete döndü. Gelecek yıllarda bunun tahribatı daha çok konuşuluyor olacak bence.

Şimdi herkes hyaluronik asit dolgusu yaptırıyor
Aquafilling dolgusu neredeyse 2022’den beri Türkiye’de yasak. Şu aralar herkes hyaluronik asit dolguları yaptırıyor. Hacim kazandırma, kırışıklıkları yumuşatma ve anında kozmetik iyileşme sağlama özellikleri nedeniyle popüler. Ancak risksiz değiller.
Başlıca dezavantajları, sonuçların geçici olması, şişme ve morarma gibi yan etkilerin yaygın olması ve nadir de olsa ciddi komplikasyonların meydana gelebilmesidir. Bu tehlikeler arasında tıkanmış kan damarları, cilt yaralanmaları ve hatta dolgu maddesinin bir damara enjekte edilmesi durumunda kör olma olasılığı var.
Daha ciddi komplikasyonlar nadir olmakla birlikte enfeksiyon, şişlik, asimetri, cilt hasarı ve yanlışlıkla kan damarına enjeksiyon gibi durumları içerebilir.
Dolgu uygulamalarının en endişe verici komplikasyonu ise kan akışını azaltabilen ve ciddi vakalarda doku kaybına veya görme kaybına yol açabilen damar tıkanıklığıdır.
Teknoloji ilk ortaya çıktığında, yüksek kaliteli sertifikalı dolgu maddeleri ile daha uygun fiyatlı muadilleri arasındaki oran kabaca eşitti. Şimdi ise sertifikasyon sürecinden henüz geçmemiş, kalitesi şüpheli ürünlerin payı birkaç kat arttı. Bu nedenle, güzellik adına risk almaya karar verirseniz dikkat etmeniz gereken ilk şey, ilacın bileşimi, itibarı ve sertifikasıdır.
Hassas bir cildiniz varsa veya şişmeye yatkınsanız, dolgu maddelerini unutmanız daha iyi olur. Herhangi bir enjeksiyon, cilt dokularına travma yaratır ve geçici şişmeye yol açar. Ayrıca, şu anda mevcut olan tüm enjeksiyon yöntemleri, bir şekilde cildin incelmesine yol açar ve düzenli uygulama ile belirgin bir ptozis, yani doku sarkmasına neden olur.
Cildiniz aşırı hassas olmasa bile, dolgu maddelerinin bir parçası olan hyaluronik asit, enjeksiyonlardan kaynaklanan şişmeye ek olarak su çekecektir. Dolgu maddelerinin ek hacmi ve ağırlığı nedeniyle, kaçınılmaz olarak yüzümüzde ağırlık hissi oluşacak ve bu da işlemin kısa süreli kaldırma etkisi sona erdiğinde aleyhimize çalışacaktır.
Yüz sarkık ve deforme görünecektir.
Tüm bu yazıyı okuyup yine de yaptıracaksanız “Dermal dolgu işleminizi gerçekleştirecek ve güvenliğinizi en üst düzeye çıkaracak doğru plastik cerrahı veya dermatoloğu bulmak çok önemlidir”. Konsültasyonunuz sırasında, işlem ve kullanılan dolgu maddesi hakkında sorular sorun ve devam etmeden önce kendinizi rahat hissettiğinizden emin olun.
Ayrıca bilin ki, dolgu maddesi vücuttan atıldıktan sonra (ister vücut tarafından emilsin ister doktor tarafından eritilsin), geride genişlemiş bir boşluk bırakır ve bu boşluğun şişkin kalması için zamanla daha fazla dolgu maddesine ihtiyaç duyulur. Yani dolgu bir kere yaptırdaysanız, bir sonraki sefer daha fazlasını yaptırmak zorunda kalacağınızı bilin.
Yasemin Candemir






