Pizza siparişleri, ölüm habercisi mi?

Savaş, Pentagon’un ‘pizza endeksi’ ve Araplar’ın ‘maç çerezi’…

Pizza siparişleri, ölümlerin habercisi olabilir mi?

Dünyanın bu acımasız ve müptezel düzeninde olur, niye olmasın ki!..

Veyahut hemen yanı başlarında, gökyüzünden füzeler yağarken, koştura koştura evine giden orta sınıf Araplar, kuruyemişçilere uğrayıp fındık fıstık alıp televizyon karşısında ailecek toplaşıp maç izler gibi füzelerin binalara isabet edip etmeyeceği üzerine bahis oynar mı?

Oynar, oynuyor, böyle giderse bir gün tepelerine bomba yağarken de oynayacak! Böyle bir ahmaklık ve rezil bir ‘duyarlılık’ ve ‘farkındalık’ çağında yaşıyoruz.

Bu hastalıklı ruh hâli öyle ya da böyle hepimize sirayet ediyor ve akılsızlıkla ahlaksızlık arasında salınıp duran bir sarkaç gibiyiz. Değil mi ki sosyal medyada İsrail taraftarlarıyla İran taraftarları birbirine etmedik küfür bırakmıyor. Kimisi “Kahrolsun siyonistler, İsrail yansın” diye bas bas bağırıyor, kimisi “Kadın düşmanı şeriatçı molla rejimi yıkıldı yıkılıcak.

Mollalar vinçlere asılacak” diye ‘derin’ tahliller yapıyor. Sanki koşar adım topluca ‘maymunlar cehennemi’ni boylamak için akıldışı ne varsa yapmakta birbirimizle yarışıyoruz. Aydın geçinenlerin cahillerden çok daha cahil ve insanlık düşmanı olduğunu hemen her gün o berbat ekranlarda izliyoruz.

İNSAN ÖLDÜRÜRKEN, AÇ KALACAK DEĞİLLER YA!

Başa döneyim; şu ‘pizza endeksi’ne… Bilimsel kıstaslara dayanmıyor, ancak bugüne kadar hep aynı sonucu vermiş. Pentagon’a pizza sipariş etmek jeopolitik krizlerin habercisi sanki…

İsrail’in, iki hafta önce İran’ın nükleer tesislerini yok etme iddiasıyla başlayan saldırıları başlattığından beri bu endes işliyor. Bir grup sosyal medya kullanıcısı, Pentagon yakınlarındaki pizzacıların işlerini takip ederek günler öncesinden saldırıya dair erken işaretleri gördüklerine inanıyor.

Geçen hafta perşembe günü Beyaz Saray’ın önceden haberdar olduğu İsrail bombardımanının gerçekleştiği gece, ‘Pentagon Pizza Report’ adlı bir hesap Pentagon’a 3 kilometre uzaklıktaki ‘District Pizza Palace’ta siparişlerin arttığını tespit etmiş.

Washington saatiyle bombalama başlamadan yaklaşık bir saat önce, grup 100 binden fazla X takipçisiyle siparişlerde büyük bir artış olduğunu paylaşmış. Mesele pizza siparişleriyle de sınırlı değil, başka göstergeler de var. Mesela gay barlar… Aynı sosyal medya hesabı, bir perşembe gecesi için gay barlardaki düşük trafiğin ‘Pentagon’da yoğun bir geceye’ işaret ettiğini belirtmiş.

BİLİMSEL OLMASA DA TUTTURUYOR SANKİ

Bu endeksle ilgili tartışmalar, 1991 yılına, askeri karargâhın yakınındaki pizzacıların ‘Çöl Fırtınası Operasyonu’ndan kısa bir süre önce siparişlerde bir artış olduğunu bildirmelerine kadar uzanıyor.

İşletmeler bu sipariş artışını fark etmiş ve bunun arkasında son dakika askeri hazırlıkları için geç saatlere kadar çalışanların olduğu sonucuna varmışlar.

O dönem bölgedeki 40’tan fazla Domino’s’un sahibi olan Frank Meeks, “Medya her zaman büyük bir şeyin ne zaman olacağını bilemez. Ancak bizim gecesinin ikisinde bile sokakta olan kuryelerimiz bilebili” diye açıklamış durumu. Sonuçta sahada ve hayatın içinde olanlar onlar ve büyük olasılıkla bir anket firmasından daha doğru analiz yapma ihtimalleri var.

Belki de sosyal medyada, televizyonlarda atıp tutan kendinden menkul kanaat önderlerinin öngörülerine itibar etmek yerrine, kuryelere kulak vermek gerek!

AKADEMİSYENLER BİRAZ MESAFELİ

Bir yanda ise otoritlerinin böylesi endeksler sebebiyle sarsılacağını düşünen akademisyenler, ‘pizza endeksi’ne mesafeli yaklaşıyorlar, inceden eleştiriyorlar. Haksız sayılmazlar, çünkü belli kıstaslar ve yeterince tekrarlarla teyit edilmediği sürece, bu tip endeksler her zaman doğru sonuç verecek diye bir kural yok.

King’s College London Bilim ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi’nde araştırma görevlisi Zenobia Homan, “İlk düşüncem şüpheci yaklaşmak çünkü bu bir önyargı vakası gibi görünüyor. Yanlış olduklarını söylemiyorum ama çok daha fazla veri görmek istiyorum.

Başka ne zaman ani artışlar meydana geliyor? Ne sıklıkla jeopolitikle hiçbir ilgisi yok?” uyarısında bulunuyor.
Peki bu endekse yönelik ABD Savunma Bakanlığı’nın bir fikri var mı? Var!..

Biraz da ‘demokrasi sosu’ ile çeşnilendirmişler: “Geç saatlere kadar çalışabilecek Pentagon çalışanlarının istedikleri atıştırmalıkları ya da diğer yiyecekleri nasıl temin ettiklerini takip etmiyoruz”. Ne şirin değil mi, bir yerlere bomba yağdıran, kafa kesen teröristlerle kirli işbirlikleri içinde olan Pentagon, böyle demorasi düşkünüdür işte!

ORTA SINIF ARAPLAR’IN SON EĞLENCESİ: SAVAŞ!

Gelelim Araplar’ın vurdumduymazlığına… Belki denk gelmişsinizdir, Beyrut’ta bir barda İran roketlerinin Hayfa’daki binaları patlatışını ellerinde bira şişeleriyle dans ederek izleyen gençlerin videoları düşmüştü sosyal medyaya… Mühiş eğleniyorlardı! Halbuki bundan birkaç ay önce onların da tepesine bombalar, top mermileri yağıyordu. Bir intikam dansı mıdır o İsrail’e karşı, belki de…

Arap coğrafyasında her yer Beyrut değil tabii, öyle rahatça içki içip hipersonik füzelerle yerle bir olan binaları izleyip eğlenmek mümkün değil.

Ne gam, orta sınıf Araplar da alır cipsini, kolasını, çerezini televizyondan izler! Füze İsrail’de bir binanın tepesine düştü mü, milli takımı gol atmış gibi havalara zıplar. Sonra sosyal medyada bir paylaşımla ‘kim ne kadar anti-siyonist’ yarışına girişir.

Tüm bunları yaparken, aklına ne ülkesindeki ikidarın dolaylı yoldan İsrail’i desteklediği gelir ne de o iktidara karşı örgütlenmek. Sesini çıkaramaz ki istese de, ağzı Amerikan menşeli cipsle doludur! Çıkıp gösteri mi yapacak, daha kasede fıstık, badem vardır!

ANALİZ SALLAYAN ÇEYREK AYDINLAR

Peki ya biz?.. Cidden en az Arap orta sınıfı kadar reziliz! Bir yanda siyasal islamcıların ikiyüzlülüğünü görüyoruz. Mecburiyetten Şia düşmanlığı yapamamanın getirdiği sıkıntıyla arada İran’a laf sokarken, İsrail’in yenildiğini ilan edenler var.

Öte yanda, İran denen ülke ve İran halklarıyla molla rejimini aynı kefeye koyanlar. Ancak en kötüsü ne biliyor musunuz? Oturduğu yerde sanki her şeye vakıf gibi esip üfüren, bir gün önce iddia ettiği gelişmeler olmadığında, bir sonraki gün utanmadan başka bir şey yumurtlayan bu ülkenin çeyrek aydınları!..

Dünya mı yıkılıyor, insanlar mı ölüyor, komşu ülke yerle bir mi oluyor umurlarında değil. Tek umurlarında olan kendilerinden de bilgisiz ve akılsız üç-beş takipçilerinin gözünde itibarlarını korumak. Hangi itibar mı, ona yönelik bir endeks henüz yok! Bence gerek de yok…

Süleyman Karan

Paylaş

Son Yazılanlar

Modern Sofraların Unuttuğu Lezzet

Ramazan ayının ruhu, sadece gün boyu süren bir dinginlikte değil, akşamın yaklaşmasıyla birlikte mutfaklardan süzülen o eşsiz kokularda da gizlidir. İftar saati yaklaştıkça şehir susar,

Mavi Vatan’ın Sessiz Çığlığı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bu cümle, ilkokul sıralarından itibaren zihnimize kazınan coğrafi bir bilgiden çok daha fazlasını ifade eder aslında. Bizim için

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor: Doğurganlıkta Yeni Dönem Türkiye’de doğum oranları uzun süredir devam eden düşüş eğilimini 2024’te daha da derinleştirdi. Toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesiyle

Açlık Bizi Arındırır mı?

Ramazan ayı geldi. Yine aynı tartışmalar: ‘Oruç neyi bozar, neyi bozmaz?’ Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor: Oruç neyi düzeltir? Bir ay boyunca aç kalıyoruz.

Ağırlama Dünyasında Dönüşüm

Antalya’nın dingin bir Şubat sabahında, NEST Kongre Merkezi’ne girdiğimde sadece bir etkinlik alanına değil, sektörün geleceğinin ilmek ilmek işlendiği canlı bir yapıya adım attığımı hissettim.

İki Damla Yaş ve Gözlerde Mahcubiyet

Dost sohbetlerimizin birinde, biraz yaşımıza dokundurmak, biraz da miskin ortamı dürtme fırsatını kaçırmayacak bir dost, ‘durduk yerde gözlerinin yaşarmasından’ yakındı. Olmadık yerde demek istedi daha

Bir Tabak Bize Ne Söyler?

Bir tabağa baktığımızda gerçekten ne görürüz? Sadece yemek mi? Yoksa bir kültürün izlerini,bir toplumun alışkanlıklarını,bir ailenin hikayesini mi? Gastronomi çoğu insanlardan sadece tariflerden ve tekniklerden