Sevgili dostlarımız hayatımızı kurtarıyor…

Dünyada ilk kez bir domuzdan alınan kalp insana nakledildi…

Geçtiğimiz günlerde genetiği değiştirilmiş bir domuzdan alınan kalp yıllardır kalp nakli bekleyen ve ölmek üzere olan bir hastaya nakledildi. Bu tam bir genetik mucizesi…

Henüz çok yeni olsa da hasta yaşıyor nefes alıyor şu anda. Organ nakli beklemek tüm dünyada çok önemli bir sorun. Artık işlevini tamamen kaybetmiş bir organınız varsa o organı, bir canlıdan ya da kadavradan alınan organla değiştirmek dışında pek bir seçenek kalmıyor… Ya da böbrek yetmezliğinde olduğu gibi ömrünüzün tamamını haftada 3 gün her seferinde 4 saat diyaliz cihazlarına bağlı kalarak geçirmek zorundasınız. Ya da kalp yetmezliğinde sürekli yanınızda taşımanız gereken bir cihazla.

Organ naklinin problemleri yok mu peki? Olmaz mı!!!

Size takılan organı vücudunuz kabul etmeyebilir (Rejeksiyon). Ya da daha kötüsü takılan organ vücudunuzu kabul etmeyip ona saldırabilir( greft versus host- dağdan gelenin bağdakini kovması) Zaten organ nakli yapılan bütün hastalarda bunları engellemek için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar almak zorundasınız; dağdan gelen bağdakini kovmasın, bağdaki de dağdan gelene ses çıkarmasın diye…

Organ donörü(vericisi) bir insan değil, domuz.

İşte ABD Maryland Tıp Fakültesi’nde yıllardır bu konuda çalışan bilim insanları tüm bu sorunları düşünmüş. Yaklaşık 30 senedir uğraştıkları bu konu ile çeşitli riskleri alarak eşi benzeri görülmemiş bir nakil yapmışlar. Organ donörü(vericisi) bir insan değil, domuz. Organı alacak olan insan. Yani türler arası bir transplantasyon (xenotransplantasyon) aslında. Az önce sıraladığım problemlerin hepsine de “domuzun genetiğini değiştirerek” çözüm bulmuşlar.  Organı kullanılacak olan domuzun kalbinin yeni vücuttan atılmasına neden olacak 3 gen susturulmuş, organın kabulünü destekleyecek 6 gen aktive edilmiş.  Ayrıca hastanın kalp kaslarının kontrolsüz büyümesine neden olan gen aktive edilmiş. Tam bir genetik mucize…

Dolayısıyla dağdan gelenin bağdan geleni kovması da, bağcının kızıp ortalığı dağıtması da engellenmiş gibi görünüyor.

1 hafta önce yapılan bu organ nakli, tüm dünyada organ nakli için uygun donör (verici) bekleyen hastalar için umut ışığı olabilir mi?

Sevgili dostlarımız şimdi de insan hayatını kurtarmak için modifiye ediliyor.

Tartışmalı bazı noktaları olsa da genetik modifikasyonla DNA’nın değiştirilebiliyor olması, yakın bir gelecekte dostlarımızı kullanmadan da birçok hastalığın belki de henüz oluşmadan engellenmesine olanak tanıyabilir.

Gelecek sağlıklı günlere… Umutla…

 

Dr. Yeşim Özdemir

Paylaş

Son Yazılanlar

Sadece Survivor oldukları içinmiş

Bizim Uzun sessiz sever, söylemeden, anlatmadan, göstermeden. Hani mahallenin kedileri demiştim ya, Hamza vardı bir tane Uzun’un çaktırmadan sevdiklerinden. Hamza kaçmış, parktan Carefour önüne terfi

Yeni Beslenme Düzeni Ve Gerçekler

Mutfak, sadece yemek pişirilen bir alan değil, aynı zamanda toplumsal kabullerin, bilimsel tartışmaların ve hatta küresel politikaların sessizce harmanlandığı bir laboratuvardır. Uzun yıllardır mutfak kültürümüzün

Sabah bulduğu gibi bırakamamak

Dağa çıkmak, yolunu dağlara çevirme itkisi, her insanın aklına gelmiş, gelmediyse gelecek; arayış, arınma, yüceliş, bağışlanma, uzaklaşma, saklanma gereksinimi ile yöneldiği bir yolculuk tasarımı olsa

Unun, Suyun Ve Sabrın Hikâyesi

İstanbul’un kalbi Nişantaşı’nda, şehir temposunun en yoğun olduğu anlarda bazen durup nefes almak gerekir. Modern hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz o “yavaşlık alanı”, bazen taze bir

Yeni Bir Ekonomi Doğuyor

Türkiye büyük bir hızla yaşlanıyor. 2024’te 65 yaş üstü nüfus 9,1 milyonu aştı. 2030’da yaşlı nüfusun 13 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu demografik dönüşüm stratejik bir

Gösterişten Sahiciliğe Tabağın Devrimi

Mutfak, geride bıraktığımız on yıl boyunca adeta bir performans sanatları merkezine dönüştü. Masaya gelen tabaklar, lezzetinden ziyade görsel ihtişamıyla, mimari yapısıyla ve şaşırtma kapasitesiyle ölçülür

Bu ülkenin insanlarına ne oluyor?

15 yaşında çocuklar katil oluyor. 15 yaşında çocuklar toprağa giriyor. İnanılır gibi değil ama gerçek. Henüz sakalının tüyü terlememiş bir çocuk, ‘yan baktın’, ‘laf söyledin’,