Tünelin ucunda ışık hüzmesi ara ki bulasın!

HAFTALIK GÖRÜNÜM

Hangi biriyle başlasak bilmiyorum!.. Nisan ayında gelen veriler arasında pek umut verici bir şey yok. Daha net söyleyeyim; enflasyon oranlarından sanayi üretimi endeksine ve imalat sanayii PMI’na (satın alma yöneticileri endeksi) kadar hepsi kötü!

Başkanı görevinden alınan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileriyle başlayayım. Nisan ayında tüketici fiyatları (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 4.18 arttı. Mart ayında aylık enflasyon yüzde 1.94 olarak gerçekleşmişti. Aynı dönemde yıllık enflasyon yüzde 32.37 oldu. Yıllık çekirdek enflasyon nisan ayında yüzde 29.83 seviyesine yükseldi.

 

TÜFE değişim oranları (%), Nisan 2026

Nisan 2026 Nisan 2025 Nisan 2024
Bir önceki aya göre değişim oranı 4,18 3,00 3,18
Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı 14,64 13,36 18,72
Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı 32,37 37,86 69,80
On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı 32,43 48,73 59,64

 

Bloomberg HT anketine katılan ekonomistlerin beklentisi nisanda aylık enflasyonun yüzde 3.2; yıllık enflasyonun ise yüzde 31.17 seviyesinde olacağıydı. Bütün anketlerin beklenti ortalaması ise yüzde 3.1 ila yüzde 3.3 aralığındaydı.

Yıllık üretici fiyatları (ÜFE) nisanda hızlanma gösterdi. Mart ayında yüzde 2.30 olan ÜFE, nisan ayında yüzde 3.17’ye çıktı. Yıllık ÜFE ise yüzde 28.08’ten yüzde 28.59’a yükseldi.

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34.55, ulaştırmada yüzde 35.06 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 46.6 artış olarak gerçekleşti.

Bu üç ana harcama grubunun aylık değişimleri ise; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3.7, ulaştırmada yüzde 4.29 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 7.99 artış…

Endekste kapsanan 174 alt sınıftan, 19 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, sekiz alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 147 alt sınıfın endeksinde ise artış var.

TOPTAN FİYATLARDAKİ ARTIŞ ETİKETLERİ YUKARI TAŞIYACAK

Nisan ayına ilişkin öncü göstergeler de aylık bazda enflasyonda hızlanma sinyalleri vermişti. İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da perakende fiyatlarında aylık artış yüzde 3.74 olarak kaydedildi. Yıllık enflasyon ise yüzde 36.83 oldu.

Perakande fiyatlardaki artış yüksek, ancak daha can sıkıcı bir veri var. İTO Toptan Eşya Fiyatları İndeksi, nisanda bir önceki aya göre yüzde 4.32 arttı. Yani perakende fiyatlarındaki artıştan daha yüksek. Eğer ki, toptan eşya fiyatları, perakende fiyatlarından daha fazla veya daha hızlı artıyorsa, ekonomide maliyet yönlü enflasyon baskısı artıyor ve perakendecilerin kâr marjları daralıyor demektir.

Böylesi bir eğilim, vitrindeki etiketlerin yukarı yönlü değişeceğinin habercisidir! Çünkü toptan fiyatlarındaki artış, üreticilerin artan maliyetlerini perakendeciye yansıttığı anlamına gelir. Perakendeciler bu maliyetleri belki bir süre karşılayabilir, ancak kısa süre içinde ürün fiyatlarına yansıtmak zorunda kalırlar. Yani perakende fiyatlarında daha yüksek artışlarla yüzleşmek zorunda kalacağız.

Şimdi savaş sebebiyle yeni bir enflasyon dalgasıyla da karşılaşmaya başlıyoruz, o da maliyet enflasyonu… Son dönemde talepte göreli bir düşüş gözleniyordu, bu gelişme bir nebze de olsa, enflasyondaki artışı sakenleştirebilirdi.

Ancak, şimdi başta enerji olmak üzere, hammaddelerin ve hemen hemen her emtianın fiyatlarında yukarı yönlü hareketlerin etkisi görülecek. Buna Türkiye ekonomisinin vergi sisteminden hukuk sistemine, tarım sektöründen sanayi sektörüne yapısal sorunlarını da eklerseniz, bu fiyat hareketlerinin etkilerini katmerli yaşayacağımızı söyleyebiliriz.

SANAYİ ÜRETİMİNDE DALGALI SEYİR DARALMAYA ÇOK DAHA YATKIN

Genelde sıkılaştırma önlemleri ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler bu doğaldır. Ancak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) reel sektördeki krizi önlemek amacıyla, politika faizinde indirim döngüsüne girdiği günden bu yana, reel sektörde olumlu bir hareket gözlenmiyor.

Yani enflasyon yerine büyümeyi önceleyen ekonomi yönetiminin bu hamlesinin de pek bir faydası olmadı. Ocak ayından beri alevlenen enflasyona rağmen politika faizini artırmak yerine sabit tutan, yani yeniden sıkılaşmaya dönmeyen TCMB kararına rağmen, sanayi üretim endeksinde de, PMI’da sıkıntı sürüyor.

TÜİK’in açıkladığı mart ayı ‘sanayi üretim endeksi’ yüzde -1.1’lik daralmayı işaret ediyor. Ocak ayında yüzde -1.9 daralan endeks, şubat ayında yüzde 2.2’lik bir artış kaydetmişti.

Marttaki bu daralmayı tümüyle savaş etkisine bağlamak ne kadar doğru, çok tartışılır! Bu daralmanın devam edeceğine işaret eden bir veri de İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) nisan ayı ‘imalat sanayi PMI’ rakamları…

Hemen hatırlatayım; 25 aydır PMI verisi 50 eşik değerinin altında! Nisan ayında da sert bir düşüş gösterdi ve 47.9’dan 45.7’ye geriledi. Bunun anlamı, en azından imalat sanayiinde gelecek aylarda sıkıntının süreceği…

TEK HANELİ ENFLASYON; SADECE BİR PERİ MASALI

Tek haneli enflasyon vaatlerini unutun, en az beş yıl daha!.. TCMB 2026 yılı enflasyon ara hedefi olan yüzde 16, zaten yukarı yönlü revizyonlara muhtaç, öylesine konmuş bir hedef, onu da ciddiye almaya gerek yok.

Ancak, büyük olasılıkla yüzde 20’lerde değil, yüzde 30’ların üzerinde bir enflasyon rakamı bile, hem de şu inandırıcılığını çoktan kaybetmiş TÜİK verileriyle, oldukça iyimser bir beklenti sayılabilir. Gerçek enflasyonun ise yüzde 50’nin üzerine çıkabileceğine hazır olmakta fayda var.

Zaten milletin beklentisi, yani hanehalkının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi olan yüzde 51.26 da bunu teyit ediyor. Aylık enflasyon rakamları yüksek geldikçe, hanehalkı beklentisi de artacaktır, onu da belirteyim.

BU MİLLET YÜZDE 50 DAHA YOKSULLAŞACAK

Sonuçta 2026, başta emekliler ve asgarî ücret ve bir tık üzerine tâlim edenler için berbatın da berbatı bir yıl olmaya aday. Resmî rakamlara göre, asgarî ücretliler, aralık ayına gelindiğinde satın alma gücünün en az yüzde 35’ini kaybetmiş olacaklar.

Emekliler temmuzda resmî enflasyon oranında bir maaş zammı alacaklar, ancak onların bir satın alma gücü yok ki! Kaldı ki bu oranlar, TÜİK verilerine dayanıyor. Gerçek enflasyon ise Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verileriyle hanehalkının enflasyon beklentisinin arasında bir yerlerde olacak. Yüzde 55 gibi bir şeyler!..

 

REEL GETİRİDE DÖVİZ DE, TAHVİL DE EKSİ YAZIYOR

Eğer “Yoksulluk edebiyatı yapma!” diyecekler varsa, öyle olsun… Cebinde üç kuruşu ya da milyarları olan ve reel getiri peşinde koşanların da enflasyondan nasıl etkilendiğine bir göz atalım. 2026 ilk çeyreğinde, yurtiçi ÜFE ve TÜFE ile indirgenmiş reel getiri oranları genelde zarar yazıyor.

Mesela parasını TL mevduata yatıranların resmi TÜFE ile indirgenmiş reel getirisi yüzde -0.16, dolar için bu oran yüzde -5.29, Euro için yüzde 5.67… Devlet tahviline gelince; yüzde -6.81!.. Külçe altın büyük olasılıkla resmî enflasyon üzerinde getiri sağlardı, o ise savaş sürecinde hampetrol fiyatlarıyla ters korelasyonun kurbanı oldu.

Peki ya borsa? Bence uzak durun! Şu sıralar iyi prim yapıyor, zaten hisse fiyatları düşük ama hâlâ manipülasyonlara açık derinliksiz bir piyasa… Belli sektörlerdeki belli hisseler çok kazandırabilir, ancak küçük yatırımcı bence uzak durmalı. Onlar için en iyisi ve yıl sonuna kadar kazandıracak yine altın olacak. Mümkünse altın fonu ya da fizikî altın…

Süleyman Karan
Haftalık Görünüm

Süleyman Karan

Recent Posts

Atlantik akıntıları ya bir gün durursa?

Atlantik akıntıları şimdilik zayıflıyor, peki ya bir gün durursa ne olur?.. Eğer bugün Londra'nın ılıman…

2 gün ago

Bulanık stiller, hibrit desenler veya alışılmadık renkler

Son 30 yılın moda trendlerine bakıldığında animal print'lerin (hayvan desenlerinin) yeniden ortaya çıkışı her seferinde…

3 gün ago

Evliya Çelebi’nin Sofrasına Konuk Olmak

Evliya Çelebi’nin on ciltlik dev eseri Seyahatnâme, sadece bir gezi günlüğü değildir, on yedinci yüzyılın…

3 gün ago

Her 10 Kişiden 4’ü Bakım Yükü Taşıyor”

“Türkiye’nin Görünmeyen Mesaisi: Çalışanların Yarısı Çocuk Bakıyor, Her 10 Kişiden 4’ü Bakım Yükü Taşıyor” Türkiye’de…

3 gün ago

Bir Gastronomi Festivalinin Ardından

İzmir’in deniz kokulu ,zarif ve huzurlu sahil kasabalarından biri olan Urla, her yıl ilkbaharın en…

4 gün ago

Türkiye’de 1 Mayıs: Büyüme Var, Pay Yok

Tüm dünyada 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlanırken, Türkiye’de çalışanlar artan geçim baskısı ve…

6 gün ago