Kellik, genellikle saçları dökülen kişiler açısından can sıkıcı hale gelen ve çözüm aranan bir sorun. Komplekslere yol açıyor, öz saygıyı düşürüyor, kendimizi daha az çekici hissetmemize neden oluyor.
Saç uzamasını destekleyen kozmetik ürünlerin (şampuanlar, saç kremleri, maskeler vb.) kullanımından, kafa derisi mezoterapisi gibi kozmetik işlemlere kadar çeşitli öneriler mevcut. Ama bu invaziv yöntemler yetersiz kaldığı için giderek daha fazla kadın ve erkek saç ekimine karar veriyor.
Çünkü saç ekimi, kellik ve saç incelmesinin etkilerini tersine çevirmeyi mümkün kılıyor.

Türkiye’nin saç ekiminde dünyanın çekim merkezi olduğu bilinen bir gerçek. Bu duruma üst düzey uzman kadroları, nitelikler, hasta sonuçları ve ciddi bir titizlik ile gelindi.
Saç ekimi teknikleri ve saç ekimi ameliyatları, 1950’lerde tanıtılmalarından bu yana önemli ölçüde gelişti; modern yöntemler daha yüksek hassasiyet, saç greftlerinin daha iyi kullanımı ve daha doğal sonuçlar sunuyor.
İster erkek tipi kellik, ister kadın tipi saç dökülmesiyle mücadele ediyor olun, ister travma sonrası saç restorasyon ameliyatı arıyor olun en iyi uzmanlar Türkiye’de görev yapıyor. Bu uzmanlardan biriyle konuştum. Kartal Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Gökhan Gökçe, tüm merak ettiklerimi anlattı.

Gökhan Bey herkes konuyla ilgili fikir sahibi ama siz anlatın saç ekimi nedir?
Saç ekimi için ideal aday, en yaygın saç dökülmesi türü olan androjenetik alopesisi olan kişidir. Saç ekiminde, donör saç (genellikle kafa derisinin arka veya yan kısımlarından alınır) ekim için folikül kaynağı olarak kullanılır.
Sıralama metodolojimiz, saç ekimi kliniğinizi seçerken en güvenilir bilgilere erişebilmeniz için cerrahi deneyim, uzmanlık sertifikaları, hasta memnuniyeti puanları ve belgelenmiş başarı oranlarının nicel analizini bir araya getirir ve özel bir restorasyon işlemidir. İşlem, hastanın işlem boyunca rahatlığını sağlamak için lokal anestezi altında gerçekleştirilir.
Yurtdışından özellikle ne yaptırmak için geliyor hastalar?
Ülkemizin sağlıktaki yetişmiş insan gücü ve kalitesi hep ön planda idi. Özellikle Covid 19 Pandemisinde mücadele gücümüz, hekim ve yardımcı sağlık personeli kalitemiz, ileri teknik kapasitemiz ve özel sektörün gücü dünya yıldızı haline getirdi.
Uzun zamandır ülkemize yabancı ülkelerden tedavi amaçlı hastalar geliyor. Başta kalp damar cerrahisi ya da onkolojik tedaviler gibi üst düzey çok özel işlemler için sayıca az hasta geliyordu.
Saç ekimi için dünya yıldızı olmamızın sebebi ise biraz geriye dönersek, özellikle 2005-2010 yılları arasında, yoğun olarak yeni yeni uygulanan FUE ve DHI tekniklerinde ustalaşmamız.
Özellikle Avrupa-Asya ve Arap Yarımadası için oldukça düşük olan fiyatlarımız başta düşük gelir düzeyi olan yabancıları çekti. Kaliteli işçilik muhteşem sonuçlar aldığımız için ise hemen her gelir grubundan yabancıları çekti.
Aslında muhteşem bir denklem gelişti. Biz daha çok vaka yaptıkça daha da ustalaştık, yeni teknikler denemek için fırsat bulduk, gelen talebe cevap verebilmek için daha fazla eleman yetiştirip daha büyük bir güce ulaştık.
Saç ekiminde lider hala Türkiye mi?
Evet, hala lider biziz. Fakat ciddi tehdit altında bir liderlik bu ne yazık ki. Bunun sebeplerini şöyle özetleyebilirim;
Bizim yetiştirdiğimiz, doktor olmayan yardımcı sağlık personelleri, Avrupa’da tüm ülkelere yayılıp o ülkelerin mevzuat açıklarından faydalanarak ya da daha çok kayıtsız kaçak işlemler ile o ülkelerde saç ekimi yapmaya başladı.
Çoğunluğu yetersiz olan bu ekimciler ne yazık ki “Türk Saç Ekimci” sıfatı kullanarak hakkımızdaki kalite algısına zarar verdiler ve hala da devam ediyor bu durum.
Dünyada böylesine bir numaraya oturan ünümüze ne yazık ki gelir pastasından nemalanmak isteyen yetkisiz kayıtsız ve daha kötüsü yetersiz birçok ekibin özellikle İstanbul’da sağlık kurumu bile olmayan yerlerde (kuaför salonları-rezidans odaları gibi) saç ekimi yapması.
Bunun sonuçları bize çok zarar veriyor. Bu bahsi geçen uygunsuz ekiplerin hasta bulabilmek için fiyatları inanılmaz düşürmesi de ayrı bir sorun.
Özellikle hangi konularda titizleniyorsunuz?
Biz ve bizim gibi ne yazık ki sayıca az olan kurumun ortak çabası, hakkımızdaki kalite algısının bozulmaması. Sadece işlem ve sonuç kalitesi de yeterli değil artık en büyük çabamız ve özenimiz ister yabancı ülke vatandaşı sağlık turistleri isterse Türk hastalarımız için, sağlık güvenliğini ön planda tutmak.
Türkiye’de sizin gibi kalite konusunda titizlenenlerin yanı sıra dikkatli davranılması gerekenlerde yer alıyor?
Saç ekimi düşünen (ister Türk ister yabancı olsun) herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Ne yazık ki dünyanın herhangi bir yerinde elinizde bir akıllı telefon ve biraz da bilginiz varsa kendinizi muhteşem bir saç ekim merkezi gibi gösteren reklamlar yapabilirsiniz.
Aynı zamanda internetin insanları koruyan bir gücü de var. Sadece sosyal medya reklamlarına kanmamaları internette araştırma yapmalarını tavsiye derim. Muhatap oldukları “saç ekimciler” gerçekten kurumsal bir yapı mı yoksa sürekli isim ve başvuru telefonlarını değiştiren merdiven altı oluşumların ucuzcu simsarları mı diye.
Sizce hastalar yurtdışından gelirken nelere dikkat etmeliler?
Önce güvenlik. Saç ekiminde ister bu ülkede yaşayın ya da başka bir ülkeden gelin sizi iki risk faktörü bekler.
Birincisi; can güvenliği. Evet, saç ekimi işlemi doğru kurallar ile yapılmazsa ölümcül sonuçları olabilen bir büyük girişimdir aslında. Kaldı ki ülkemizde ne yazık ki saç ekiminde ölüm olayları nadiren olmaktadır ve bu bizim ünümüzü tehdit etmektedir.
Çünkü saç ekiminde deride çok sayıda delme işlemi yapılmasından kaynaklanan enfeksiyon riskleri yanında işlem sırasında kullandığımız olmazsa olmaz bazı ilaç gruplarına karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir ya da doğru dozlar her hasta için özel olarak doktor tarafından belirlenmezse özellikle kalp damar riski olan hastalarda ölümcül sonuçlar doğurabilir.
İkinci risk ise işlem kalitesidir. Yapılan işlemin sonuçları 4-6 ay sonra görünür hale gelecektir. Ekilen saçların canlanma oranı ve görünümün doğallığı, güzelliği ancak 4-6 ay hatta bazen 9. Ayda ortaya çıkacaktır. Kendinize şunu sormalısınız “ben bu saç ekimi işlemini yapan kişileri ya da kurumları yeniden bulabilecek miyim?”
Her söyleminizde “Her şeyden önce güven diyorsunuz” Bunun için hangi kuralları hayata geçirdiniz?
Bizim saç ekimi için bize başvuran hastalarımızın önce ayrıntılı bir sağlık geçmişi sorgusu yapıldıktan sonra çok ayrıntılı kan testleri yapılır, EKG çekiminden sonra ben ya da ekibimdeki bir başka doktor tarafından sonuçları değerlendirilip planlaması yapılır ve saç ekim işlemine başlanır.
Özellikle yurt dışından gelen hastalarımız bizim için daha riskli görüldüğü için onlara 36 parametreden oluşan çok ayrıntılı kan tetkikleri yani bir mini check-up yapılır.
“Her şeyden önce güven” söylemimizin altı boş değildir. Her kadar bizler Kartal Tıp Merkezi olarak elit bir saç ekim merkezi olsak da gerçekte biz her uzmanlık dalından 24 hekimin tam gün mesai yaptığı bir sağlık merkeziyiz.
Herhangi bir acil durum ortaya çıkması durumunda “Mavi Kod” uygulaması ile 11 katlı binamızın hangi bölümünde olursa olsun 1 dakikadan daha kısa sürede 4 hekim ve 5 teknisyenden oluşan acil durum ekibimiz hastaya müdahale edebilir. Kaçak ekiplerle rezidans odalarında, güzellik merkezlerinde ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgide bu şansınız olmayacaktır.
Özellikle yurtdışından hastalar neden sizi tercih etmeli?
Etmeli değil “ediyor” diyelim … Bu sorunun cevabı sadece iki kelime ile özetlenebilir. Güven ve işlem kalitelisi.
Sizce Türkiye’de hangi alanlarda denetim eksikliği var?
Aslında ülkemizdeki sağlık mevzuatı kusursuza yakın. Ama özellikle konumuz “saç ekimi” olduğu için ve inanılmaz sayıda ruhsatsız yerde bu işlem yapıldığı için denetimlerin yetersiz olduğunu söyleyebilirim.
Özellikle Türk Ceza Hukukunda “yetkisiz ruhsatsız sağlık hizmeti” vermenin ciddi hapis cezaları var. Ne yazık ki bu kanunun işletildiğine hiç şahit olmadık. Sanırım asıl sorunumuz caydırıcılık.
Yasemin Candemir
.






