Tiyatro sezonu klasiklerle başlıyor

İBB Şehir Tiyatroları klasik oyunlardan oluşan bir repertuar ile yeni sezona merhaba diyor. 5 Ekim’de açılacak yeni tiyatro sezonu için 11 yeni oyun sahnelerde olacak.

Tiyatroların sezona dönüşü muhteşem

Sonbahar, okulların açılmasıyla sınıflara dönüş demek olduğu kadar sanatçı ve sanatseverlerin de tiyatroya dönmesi demek. İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni sezona dönüşü muhteşem olduğu kadar klasik de olacağa benziyor.

Yeni tiyatro sezonunda Shakespeare’den Arthur Miller’a, İbsen’den Haldun Taner’e klasik yazarların eserlerinin ağırlıkta olduğu zengin bir repertuvar tiyatroseverleri bekliyor. –Ana teması “İstanbul Klasiklerle Buluşuyor” olan yeni sezonda genç izleyici sayısının artışıyla gençlerin klasik eserlerle tanışmasına öncelik verilmesi amaçlanıyor.

Bir yandan da Türkiye’deki diğer şehir tiyatroları ve ülke dışındaki tiyatrolarla işbirlikleri de bu yılın planları arasında. Yeni sezonun tanıtımını yapan İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever geçtiğimiz sezonda yer verdikleri Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu, Eskişehir Şehir Tiyatroları, Bakırköy Belediye Tiyatrosu ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu oyunlarının yanında yurt dışındaki tiyatroları da misafir edeceklerini söyledi.

Misafir tiyatrolar seyirci ile buluşuyor

Bu kapsamda Belgrad Drama Tiyatrosu, Yugoslav Drama Tiyatrosu, Yunanistan’dan Pire Şehir Tiyatrosu’ndan oyunlar da bu sezonda İstanbullu seyircilerle buluşacak. Muhsin Ertuğrul’un bir kural haline getirdiği sezona bir Shakespeare oyunuyla başlanması ise Engin Alkan’ın yönettiği Hamlet ile bu sezon da gerçekleşecek. Doğumunun 400. yılına özel Moliere’in Tartuffe’un yönetmenliğini Yiğit Sertdemir üsteniyor.

Oyunu, 22 Ekim’de başlayacak 26 İstanbul Tiyatro Festivali’nde izleyebileceğiz. Bu da Şehir Tiyatroları için bir ilki barındırıyor ve festivale büyük bir prodüksiyon ile dahil oluyor. Sezonun yeni oyunlarından Arthur Miller’ın Cadı Kazanı, Şehir Tiyatroları’nca ilk kez sahnelenecek. İnançların kullanılarak hukukun ve toplumsal yaşam kurallarının alt üst edildiği ve insanların düşünceleri nedeniyle ötekileştirildiği, “cadı” ilan edildiği 1950’li yılların ABD’sini konu alan oyunu Yiğit Sertdemir yönetiyor.

Son dönemde tekrar keşfedilen ve sadece yazarlık yönüyle değil, düşünce dünyamıza bulunduğu katkılarla eserlerine raflarda sıkça rastladığımız Suat Derviş, Gülriz Sururi uyarlaması olan Fosforlu Cemile ile sahnede olacak. Biri rantı diğeri de mesleki ahlaki temsil eden küçük bir şehirde yaşayan iki kardeşin mücadelesini anlatan Henrik İbsen’in Bir Halk Düşmanı da sezonun yeni oyunları arasında.

Her yıl, üniversite tiyatrolarına ve genç topluluklarına yer verilen Genç Günler yeni repertuara katkıda bulunmuş. Rike Reiniger’in ringlerden toplama kampına uzanan çingene boksör Ruki’nin hayatına ışık tutan Çingene Boksör, İBB Şehir Tiyatroları Genç Tiyatro’nun sahnelemesiyle seyircilerle buluşmuştu.

Oyuncuların performansı ve sahnelenmesiyle çokça ilgi gören bu oyun, sezon boyunca tiyatroseverlerin ilgisine sunulacak.

İBB Şehir Tiyatroları yeni sezona 5 Ekim’de başlıyor. Yeni sezon oyunları arasında yer alan Hamlet ve Çingene Boksör’ün biletlerinin şimdiden tükenmesi ise repertuarın doğru seçimlerden oluştuğunun göstergesi olarak sayabiliriz.

 

Ahmet Çağatay Bayraktar

Paylaş

Son Yazılanlar

Afyonkarahisar’da Gastronomi Diplomasisi

Afyonkarahisar, Anadolu’nun kavşak noktası olmanın ötesinde, her geçen gün derinleşen bir gastronomi hikayesinin başrol oyuncusuna dönüşüyor. 7-8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Çalıştayı

Rekabet gerçekten iyi midir?

Bir dönem “Rekabet iyidir” cümlesine neredeyse kutsal bir ekonomi bilgisi gibi bakılırdı. Şimdi ise bazen düşünüyorum; acaba rekabetin fazlası, sektörlerin kendi ayağına sıktığı organize bir

Atlantik akıntıları ya bir gün durursa?

Atlantik akıntıları şimdilik zayıflıyor, peki ya bir gün durursa ne olur?.. Eğer bugün Londra’nın ılıman bir iklimi varsa, Norveç’in en çok yağış alan kenti Bergen,

Evliya Çelebi’nin Sofrasına Konuk Olmak

Evliya Çelebi’nin on ciltlik dev eseri Seyahatnâme, sadece bir gezi günlüğü değildir, on yedinci yüzyılın kokusunu, sesini ve en önemlisi tadını günümüze taşıyan devasa bir

Bir Gastronomi Festivalinin Ardından

İzmir’in deniz kokulu ,zarif ve huzurlu sahil kasabalarından biri olan Urla, her yıl ilkbaharın en güzel zamanlarında doğanın sunduğu en özel lezzetlerden biri olan enginarı

Arzu, Tüketim ve Zihnin Karanlık Kıyıları

  Çağımızın hızla dönüşen tüketim alışkanlıkları ve dijital yönlendirmelerle şekillenen arzuları, bireyin iç dünyasında derin çatlaklar yaratmaya devam ediyor. Sanatçı, Kezban Arca Batıbeki “Irrational” başlıklı

Bir Teknik Ve Zarafet Yolculuğu

Moda’nın kendine has dokusu, son yıllarda İstanbul gastronomi sahnesinin en nitelikli duraklarından birine ev sahipliği yapıyor. Dieci Moda, sadece bir restoran olmanın ötesinde, tasarımı ve