Türkiye obezitede Avrupa birincisi oldu

Günümüzün ciddi sağlık sorunlarından obezite, hızla yayılırken Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından vücutta sağlığı bozacak şekilde anormal ve fazla yağ birikimi olarak tanımlanıyor.

Obezite tanısında ise en yaygın olarak kullanılan parametre, “Beden Kitle İndeksi”dir. Vücut ağırlığının, boyun m2’sine bölünmesi ile elde edilen bu oran, 18-25 arasında ise normal, 25-30 arası fazla kilolu, 30 üstü obezite ve 40 üstü ise morbid obezite olarak adlandırılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı son verilere göre dünyada 8 kişiden biri obez, 1990 yılından bu yana erişkinlerde yüksek kilolu ve obez oranı tüm dünyada iki katına çıkarken, 5-19 yaş grubunda ise bu oran 4 katına çıktı. 2030 yılına gelindiğinde ise 1 milyar kişinin obezite ile yaşıyor olacağı tahmin ediliyor.

Kansere Davetiye Çıkarıyor

Obezite sorunu tüm dünyada çığ gibi büyürken, eşlik eden kronik hastalıklarda ciddi artış görüldüğüne dikkat çeken LifeClub Sağlıklı Yaşam Hizmetleri Hekimi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Faydalıel Balcı,

“Obezite sıklıkla hipertansiyon, diyabet, karaciğer yağlanması, inme, uyku apne sendromu, infertilite ve hormonal disfonksiyonlar, eklem, omurga problemleri ve birçok kanser türü ile ilişkilidir.

Bu kanserler erkeklerde kolon, pankreas, mide, böbrek, safra kesesi, prostat; kadınlarda ise mide, kolon, böbrek, safra kesesi, meme, endometriyum (rahim) ve yumurtalık kanseri olarak sıralanabilir” dedi.

Nedenleri Neler?

Dr. Özge Faydalıel Balcı, obezitenin temel nedeninin düzensiz beslenme ve kilo alımı olduğunu belirtti: “Obezitenin ortaya çıkmasında birden fazla nedenden bahsetmek doğru olur ancak temel mekanizma günlük alınan kalorinin yakılan kaloriden yüksek olması nedeni ile fazla kalorinin vücutta yağ olarak depolanması olarak tanımlanabilir.

Genel olarak nedenlerine baktığımızda ise, yüksek kalorili sağlıksız beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik, özellikle hipotiroidi gibi metabolizma hızını azaltan hastalıklar, nadir görülen birtakım genetik sendromlar ve ilaçlar olarak sıralanabilir.”

Türkiye’de Obezite Oranı Yüksek

Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında en yüksek obezite oranına sahip ülke olduğunun altını da çizen LifeClub Hekimi Dr. Özge Faydalıel Balcı, “2010 yılından beri EASO (European Association for the Study of Obesity) önderliğinde Mayıs ayında kutlanan Avrupa Obezite Günü, toplumsal olarak obezite ile mücadelenin önemini vurguluyor.

Bu mücadelede küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve beden kitle indeksinin 20-25 arasında tutulması ilk hedefimiz olmalıdır. Bu konuda toplumda ve toplumun en küçük birimi olan aile içerisinde sağlıklı gıdaya ulaşımın kolaylaştırılması ve egzersizin artırılmasına yönelik adımlar desteklenmelidir” dedi.

Bütüncül Bir Mücadele Gerekiyor

Dr. Özge Faydalıel Balcı, obezite ile mücadelede bütüncül ve kişiye özel bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Altta yatan nedenler kişiden kişiye değişkenlik göstermekle birlikte; hekim, beslenme ve diyet uzmanı, egzersiz terapisti, fizyoterapist ve psikologdan oluşan multidisipliner bir ekip ile takibi sağlanmalıdır.

Beden kitle indeksi tanıda bir araç olarak kullanılsa da, özellikli vakalarda tüm vücut analizinin yapılarak değerlendirilmesi ve takipte kullanılması eşlik eden kronik hastalıklar açısından önem arz etmektedir

Beslenme alışkanlıklarında hazır, paketli, doymuş yağ oranı yüksek, tatlandırıcı ve yoğun şeker içeren yüksek kalorili gıdalardan kaçınılması, daha liften zengin sebze ve meyve ağırlıklı, tam tahıllar ile zenginleştirilmiş beslenme modeli benimsenmelidir.

Besin çeşitliliğinin artırılması, sağlıklı pişirme yöntemlerinin benimsenmesi ve haftada 2 gün balık tüketimi desteklenmelidir. Yeterli su tüketimine özen gösterilirken, beslenme planında akşam öğünü en geç 19.00 da olacak şekilde yapılmalıdır.

Gün içi hareketin artırılması ve haftada toplam 150 dakika olacak şekilde en az 3 gün aerobik egzersize ek olarak, kas ve kemik sağlığını destekleyen haftada 2 gün kas kuvvetlendirici egzersiz yapılması önerilmektedir. Hızlı kilo kaybının ve bununla ilişkili olarak olası kas kaybının önüne geçilerek diyet mutlaka egzersiz ile desteklenmelidir.

Beslenme ve egzersiz önerilerine ek olarak, günümüzde obezitede kullanılan medikal tedavi seçeneklerinin artması ve çok ileri vakalarda bariyatrik cerrahinin hayatımıza girmesi de bu mücadeleye önemli katkılar sunmaktadır. Obezite ciddi bir sağlık problemidir, bu konudaki mücadelemizi bir gün değil, her gün aynı kararlılıkla sürdürmeliyiz.”

Paylaş

Son Yazılanlar

Teknoloji şirketleri doğa dostu olabilecek mi?

Yüksek teknoloji günlük yaşamın her alanına nüfuz ediyor. Blockchain uygulamaları, kuantum bilgisayarlar ve yapay zekâyla bilişim teknolojilerinin sıçrama yaptığı bir dönemdeyiz. Bu hızlı dönüşüm müthiş

Modern Sofraların Unuttuğu Lezzet

Ramazan ayının ruhu, sadece gün boyu süren bir dinginlikte değil, akşamın yaklaşmasıyla birlikte mutfaklardan süzülen o eşsiz kokularda da gizlidir. İftar saati yaklaştıkça şehir susar,

Mavi Vatan’ın Sessiz Çığlığı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bu cümle, ilkokul sıralarından itibaren zihnimize kazınan coğrafi bir bilgiden çok daha fazlasını ifade eder aslında. Bizim için

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor: Doğurganlıkta Yeni Dönem Türkiye’de doğum oranları uzun süredir devam eden düşüş eğilimini 2024’te daha da derinleştirdi. Toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesiyle

Açlık Bizi Arındırır mı?

Ramazan ayı geldi. Yine aynı tartışmalar: ‘Oruç neyi bozar, neyi bozmaz?’ Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor: Oruç neyi düzeltir? Bir ay boyunca aç kalıyoruz.

Ağırlama Dünyasında Dönüşüm

Antalya’nın dingin bir Şubat sabahında, NEST Kongre Merkezi’ne girdiğimde sadece bir etkinlik alanına değil, sektörün geleceğinin ilmek ilmek işlendiği canlı bir yapıya adım attığımı hissettim.

İki Damla Yaş ve Gözlerde Mahcubiyet

Dost sohbetlerimizin birinde, biraz yaşımıza dokundurmak, biraz da miskin ortamı dürtme fırsatını kaçırmayacak bir dost, ‘durduk yerde gözlerinin yaşarmasından’ yakındı. Olmadık yerde demek istedi daha

Bir Tabak Bize Ne Söyler?

Bir tabağa baktığımızda gerçekten ne görürüz? Sadece yemek mi? Yoksa bir kültürün izlerini,bir toplumun alışkanlıklarını,bir ailenin hikayesini mi? Gastronomi çoğu insanlardan sadece tariflerden ve tekniklerden

Yerelin İzinde, Geleceğin Peşinde

Anadolu’nun kadim toprakları, tabağımıza ulaşan her lokmanın arkasındaki o derin emeği ve bilgeliği saklayan yaşayan birer bellektir. Son dönemde katıldığım iki farklı etkinlik, bu belleğin

Asıl enkaz vicdanımızın altında…

Bazı kahramanlar vardır; adları bilinmez, yüzleri tanınmaz. Alkıştan ürker, kameralara bakmazlar. Konuşmazlar… Ama en doğru yeri gösterirler. Bir patinin kazıdığı toprak, bir burnun aldığı koku,