Sivastopol’dan Tekirdağ’a Shar Chocolate

Bir Asrı Aşan Lezzetin İzinde: Sivastopol’dan Tekirdağ’a Uzanan Shar Chocolate Hikâyesi

Karadeniz’in kuzey kıyılarında, Sivastopol’un dar sokaklarından yükselen taze tatlı kokuları, bundan yaklaşık bir asır önce küçük bir dükkânın önünden geçen insanların hafızasında yer ediyordu. O dükkânda çalışan genç bir usta vardı: İdris Pehlivan.

Henüz kimsenin tahmin edemeyeceği bir yolculuk, onun ellerinde şekilleniyordu.

İdris Pehlivan, 1917 yılına kadar tatlıcılık ve dondurmacılık zanaatını sürdürdü. Ancak tarih bazen insanların kaderini de değiştirir. Çarlık Rusyası’nın yıkılışıyla birlikte başlayan büyük dönüşüm, onu doğduğu topraklardan ayırdı. Fakat yanında taşıdığı en değerli şey ne bir bavul ne de bir eşya oldu; yıllar içinde kazandığı ustalığıydı.

Önce Belgrad’a, ardından Sofya’ya uzanan hayatında mesleğini hiç bırakmadı. Çünkü bazı insanlar için üretmek sadece geçim kaynağı değil, bir yaşam biçimidir.

Bu tutku, yıllar sonra oğlu Abdurrahman Pehlivanoğlu’nun ellerinde yeniden hayat buldu.

1961 yılında ailesiyle birlikte Üsküp’ten Türkiye’ye göç eden Abdurrahman Pehlivanoğlu, Tekirdağ’da yeni bir hayat kurarken yanında yine aynı mirası taşıyordu: emek, sabır ve ustalık.

Göç etmek kolay değildi. Yeni bir şehir, yeni bir düzen, yeni bir başlangıç…

Ancak aile geleneği bütün zorluklardan daha güçlüydü. Yıllar boyunca oğlu Kahraman Pehlivanoğlu ile çalışan Abdurrahman Usta, yalnızca ürün üretmedi; bir kültürü, bir meslek ahlakını ve bir aile hafızasını gelecek kuşaklara aktardı.

1989 yılından itibaren pastacılık alanında sürdürülen çalışmalarla birlikte Pehlivanoğlu ailesinin lezzet hikâyesi Tekirdağ’da kök salmaya devam etti.

Ve yıllar sonra bu hikâye yeni bir kahramanla tanıştı.

Nihal Pehlivanoğlu.

Ailenin gelini olarak bu büyük mirasın içine giren Nihal Pehlivanoğlu, çocukluğundan beri duyduğu çikolata sevgisini profesyonel eğitimlerle geliştirdi. Fakat onun hayali yalnızca çikolata üretmek değildi.

Bir asrı aşan aile hikâyesini modern çikolata sanatıyla buluşturmak istiyordu.

İşte Shar Chocolate böyle doğdu.

Sivastopol’da başlayan yolculuğun, Belgrad ve Sofya’dan geçip Üsküp’e, oradan da Tekirdağ’a ulaşan hikâyesi; bugün Shar Chocolate’ın her kutusunda yaşamaya devam ediyor.

Markanın temelinde yalnızca kaliteli hammaddeler değil, kuşaklar boyunca aktarılan bir ustalık anlayışı bulunuyor. Üretimlerde kullanılan seçkin Belçika çikolataları, el işçiliğiyle şekilleniyor; her ürün bir reçeteden çok daha fazlasını taşıyor.

Bir aile hikâyesini…

Bir göçün izlerini…

Bir ustanın emeğini…

Ve yılların biriktirdiği deneyimi…

Türkiye’de butik çikolata kültürünün her geçen gün geliştiği bir dönemde Shar Chocolate, gelenekten aldığı gücü çağdaş üretim anlayışıyla birleştirerek kendi yolunu çiziyor.

Bugün Tekirdağ’da üretilen her çikolata, yalnızca bir tatlı değil; dört kuşağı aşan bir emeğin ve yüz yılı aşkın bir yolculuğun temsilcisi.

Belki de bu yüzden Shar Chocolate’ın hikâyesi çikolatayla başlamıyor. Bir ustanın elleriyle başlıyor. Ve her lokmada yeniden anlatılıyor.

Geçmişin mirası, bugünün çikolata sanatı…

Füsun Saka

Paylaş

Son Yazılanlar

Üretimin Yavaş Manifestosu Dokuma

İstanbul’un güncel sanat sahnesinde farklı disiplinleri ortak bir düşünsel zeminde buluşturan Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, 42 Maslak ArtPlatform’da sanatseverlerle buluşuyor. Esmer

Mafyayı Mevlana ile soslamak!

Oyunculuğunu çok sevdiğim Elçin Sangu’nun başrolde olduğunu görünce, büyük bir hevesle Netflix’in başına geçip ‘Uykucu’ filmini açtım. Fakat daha ilk sahnelerden itibaren karşımda ne amaçla

Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı

Masanın Üzerindeki Süper Bilgisayar: Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı Teknoloji dünyası, belirli aralıklarla kabuk değiştirir. Hatırlarsanız, Avrupa’daki batarya hamlesi sadece elektrikli araçları değil,

Nüfusun yüzde 80’inin enflasyonu başka

Nüfusun yüzde 80’inin enflasyonu başka ekonomi yönetiminin enflasyonu bambaşka AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” dediğini duyduğumda,

Birlikte yürümek ve hissetirdikleri

Bir ucundan görününce yürüyüş kolu, aklımızdan geçenle karşılarız onu. Bazen bir düğün alayının sevinciyle titreşen havada, bazen düzünü bulamamış bir kargaşada, bazen de birkaç insanın

Mermer Tezgâhta Eşitlenen Hayatlar

İstanbul, her sokağında farklı bir zaman dilimini yaşatan, katmanlı hafızasıyla insanı büyüleyen bir şehir. Bu hafızanın en canlı, en nefes alan parçalarından biri de hiç