Önay Yılmaz’dan yeni sürükleyici bir polisiye roman: Pinokyo Kapanı – Yalan Yazarsan Ölürsün
Yalan, bazen bir haber başlığı kadar kısa; sonuçları ise bir ömür kadar ağırdır.
Bazı haberler insanın peşini bırakmaz.
Bazı yalanlar kolay kolay silinmez.
Bazı manşetler, yıllar sonra dönüp dolaşıp hesap sorar.
Gazeteci Doğu Gediz, yalan haber üzerine düzenlenen bir sempozyumda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığında, mesleğin en eski ve en tehlikeli sorusuyla yüzleştiğini sanır: Hakikat nasıl korunur?
Fakat salonda gördüğü uzun burunlu, siyah giyimli Pinokyo figürü, bir protestodan çok daha fazlasıdır. Aynı gece kaçırılan Doğu, gözlerini karanlık bir hücrede açar. Zincirlenmiştir. Dışarıyla bağı kesilmiştir. Karşısındaki maskeli kişi ise ondan tek bir şey ister: Geçmişini hatırlamasını.

Birbiri ardına ortaya çıkan gazeteci ölümleri, İstanbul’dan Marmaris’e uzanan karanlık bir intikam zincirini açığa çıkarırken, Komiser İnci ve Komiser Pınar yalnızca bir katilin değil, haberlerin gölgesinde kalmış hayatların da izini sürmeye başlar.
Pinokyo Kapanı, gazeteciliğin vicdanıyla polisiye gerilimi aynı sayfada buluşturan, temposu yüksek, çarpıcı bir roman. Hakikatin bedeli, yalanın açtığı yaralar ve insanın kendi mesleğiyle hesaplaşması soluksuz bir kurgu içinde anlatılıyor.

Gazetecilikten gelen bir yazar olarak Önay Yılmaz, haber merkezlerinin telaşını, manşet baskısını, teyit sorumluluğunu ve kalemin vicdanla kurduğu gerilimli ilişkiyi içeriden bilen bir gözle anlatıyor. Ödüllü gazetecilik geçmişinin sağladığı sahicilik, Pinokyo Kapanı’nda polisiye kurgunun temposuyla birleşiyor; okuru hem bir cinayet soruşturmasının hem de mesleki bir hesaplaşmanın içine çekiyor.
Bu kez Pinokyo bir masal kahramanı değil.
Bu kez uzayan burnu ölümün gölgesi.
Yalan yazarsan ölürsün.
ÖZGEÇMİŞ
ÖNAY YILMAZ İstanbul’da doğdu. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi (İİTİA) Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nda gazetecilik eğitimini tamamladıktan sonra Hürriyet, Milliyet gazeteleri ve Star televizyonunda çalıştı.
Çok sayıda habere ve bilimsel içerikli röportaja imza attı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nce (TGC) 1996 yılında “Seri Röportaj”, 2005 yılında “Haber Kültür -Sanat) dalında ödül kazanarak “Yılın Gazetecisi” seçildi. 1997 yılında da TGC tarafından mansiyona layık görüldü.
Boğaziçi Üniversitesi 1998 Kriton Curi Ödülü finalisti olan Yılmaz, Kadıköy, Beşiktaş belediyeleri, ÇEVKO ve Doğa Savaşçıları Örgütü’nce çevre ödülleri aldı. İstanbul Tabip Odası tarafından 2000 yılında “Demli Radyasyon” haberiyle Basın Sağlık Ödülü’nü, son olarak 2010 yılında da “Ayamama Gerçekleri” haberiyle “Bülent Dikmener Ödülü”nü kazandı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve P.E.N Türkiye Yazarlar Derneği üyesi olan Yılmaz, sürekli basın kartı sahibidir.
Yılmaz’ın yayımlanmış eserleri şöyle: Nazilerle Beş Yıl, Bandırma Yolcuları, Türkler, Poseidon’un Laneti, Ölüm Deltası, Heybeliada Cinayetleri, Günbatımı Cinayetleri, Senin de Canın Yanacak, Av, Seni Hiç Aldatmadım, Öğleden Sonra Cinayetleri, Matematik Cinayetleri, Cemre Düştü, Bodrum’da Mandalina Cinayetleri, Antropolojist, Troçki Evi.
Yılmaz’ın ayrıca, Dark Polisiye (2. Kitap) ve Kilitli Odaların Esrarı adlı kolektif kitaplarda da birer polisiye öyküsü yer almıştır.









