İçim laktozsuz peynir piyasada

İyi yaşam trendleri doğrultusunda tüketici ihtiyacı odaklı geliştirdiği ürünlerle pazara yön veren İçim, iki yeni ürünüyle İçim Rahat Laktozsuz Ailesi’ne peynir kategorisini de dahil etti. Süt, yoğurt ve kefirden sonra iki laktozsuz peynir ürünleriyle de raflarda yer alan İçim Rahat, şişkinlik hissi olmadan lezzetli peynir tüketmek isteyenlerin favorisi olacak.

İçim Rahat Laktozsuz Süzme Peynir ve İçim Rahat Laktozsuz Labne raflarda

Türkiye’nin en fazla süt ve süt ürünleri üretimini gerçekleştiren, 6 fabrikasıyla sektörün büyük üreticilerinden olan Ak Gıda – İçim Süt, laktozsuz peynir kategorisi ile laktoz intoleransı olan peynir severleri de mutlu ediyor. İçim, beğeniyle tüketilen süzme peynir ve labne lezzetini, geliştirdiği laktozsuz seçenekleri ile de tüketicileriyle buluşturuyor.

İçim Rahat ailesinin iki yeni üyesinden biri olan İçim Rahat Laktozsuz Süzme Peynir yumuşak dokusuyla kahvaltıların, salataların, sandviçlerin ve atıştırmalıkların vazgeçilmezi olmaya aday bir ürün olarak tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Ailenin diğer yeni üyesi İçim Rahat Laktozsuz Labne ise ipeksi ve pürüzsüz kıvamı ile şişkinlik hissi olmadan labne peyniri tüketmek isteyenler için raflarda yerini alıyor.

İçim Rahat ürünlerinin kısa sürede tüketicilerin beğenisini kazandığını ifade eden Ak Gıda- İçim Süt Pazarlama Direktörü Selin Dora Falay, “İçim Rahat Laktozsuz Ailesi, laktoz intoleransı olan tüketicilerimize; süt, peynir, yoğurt, kefir gibi temel besin kaynağı olan süt ürünlerini şişkinlik hissi olmadan ve kolay sindirimle tüketebilme imkânı sağlıyor.

Nielsen araştırma şirketinin verileri, İçim Rahat ailesinin ülkemizde en çok tercih edilen laktozsuz ailesi olduğunu gösteriyor. Bu sonuçlar bizi laktoz intoleransı olan tüketicilerimizi daha fazla süt ürünleri lezzetiyle buluşturmak için teşvik ediyor. Son olarak raflarda yerini alan iki yeni ürünümüz ‘İçim Laktozsuz Süzme Peynir’ ve ‘İçim Laktozsuz Labne’ ile ‘İçim Laktozsuz Ailesi’ni laktozsuz peynir kategorisiyle büyütmeye devam ediyoruz.” dedi.

Paylaş

Son Yazılanlar

Babamı orada bıraktım, orada buluyorum

Aklımın yazdığını, yüreğim bozuyor bazen. Yalanlayıp, mahcup ettiği yok ama birilerinin gözüne gireceğim diye ışıltısı, perdahından vazgeçmeyen cümlelerin kibrine “yoldan çekil” deyiveriyor. Epeydir babasızlar zamanını

Geçmişten Geleceğe Ulaşan Evrensel İzler

Masaya gelen her tabak, aslında toprağın zamana yazdığı sessiz bir mektuptur; insanın coğrafyayla kurduğu en eski, en samimi diyalogdur. İçindeki her malzeme asırların birikimini bünyesinde

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,

Bir türlü yetişkin olamayan toplumuz

Çocukluk ve gençlikte büyüyüp yetişkin olmak çok uzak geliyor. Büyüyünce yaparım dediğiniz ve yapmak istediğiniz çok fazla şey oluyor. Ama o uzak gelen yetişkinliğe o

Üretimin Yavaş Manifestosu Dokuma

İstanbul’un güncel sanat sahnesinde farklı disiplinleri ortak bir düşünsel zeminde buluşturan Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, 42 Maslak ArtPlatform’da sanatseverlerle buluşuyor. Esmer

Mafyayı Mevlana ile soslamak!

Oyunculuğunu çok sevdiğim Elçin Sangu’nun başrolde olduğunu görünce, büyük bir hevesle Netflix’in başına geçip ‘Uykucu’ filmini açtım. Fakat daha ilk sahnelerden itibaren karşımda ne amaçla

Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı

Masanın Üzerindeki Süper Bilgisayar: Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı Teknoloji dünyası, belirli aralıklarla kabuk değiştirir. Hatırlarsanız, Avrupa’daki batarya hamlesi sadece elektrikli araçları değil,

Sivastopol’dan Tekirdağ’a Shar Chocolate

Bir Asrı Aşan Lezzetin İzinde: Sivastopol’dan Tekirdağ’a Uzanan Shar Chocolate Hikâyesi Karadeniz’in kuzey kıyılarında, Sivastopol’un dar sokaklarından yükselen taze tatlı kokuları, bundan yaklaşık bir asır