Romu Ristorante Ataköy’de kapılarını açtı

Akdeniz mutfağının seçkin yemeklerini İtalyan mutfağının ana ürünleriyle bir lezzet harmonisi yaratarak, Anadolu misafirperverliğini koşulsuz misafir memnuniyetine dayalı bir sunum ve servis anlayışıyla birleştiren Romu Ristorante, İstanbul Avrupa Yakası’nın gözde semti Ataköy’de misafirlerini ağırlamaya hazır.

Romu Ristorante

İsmini tarihi Roma şehrinin kuruluş hikayesinden alan Romu Ristorante’nin kurucusu, meslek hayatına İstanbul Doors Group’da başlayan ve Karaköy’ün en popüler işletmesi Madeo‘nun ortaklarından olan Erdal Doğan.

Son olarak Londra’ya yerleşen ve gastronomi alanında yurtdışında da başarılı konseptlere imza atan Doğan, son projesi Romu Ristorante ile Ataköy Bölgesi’ne değer katmaya geldiklerini söylüyor.

Dünya tarihi boyunca pek çok efsaneye ve tarihi olaya ev sahipliği yapmış Roma’nın kuruluş efsanesinden ilham alan Romu Ristorante, kurmuş olduğu lezzet krallığının kapılarını kusursuz bir yemek deneyiminin peşinde olan lezzet düşkünlerine açtı. Romu Ristorante, limon ağaçlarının ve endemik bitkilerin çevrelediği ferah bahçesi ve modernize edilmiş İtalyan mimarı ile sizi şehrin tüm karmaşasından uzaklaştırarak keyifli bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Şehrin ortasında taş fırından gelen inanılmaz pizza kokuları, taze makarna çeşitleri ve geleneksel İtalyan mutfağının en sevilen lezzetleriyle unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Gastronomi teknikleri ve kalite ön planda tutularak son derece özenle ve titizlikle tasarlanmış ilkbahar-yaz menüsü, mevsiminde en taze malzemelerle sunulan Romu Ristorante’nin yaratıcısı Erdal Doğan, Londra’dan İstanbul’a uzanan öyküsünü şöyle anlatıyor:

‘Önceliğimiz, bizi tercih eden misafirlerimize unutulmayacak anlar ve deneyimler yaşatmak’

İstanbul’da birçok yeme içme tesisinde üst düzey yöneticilik yapmış biri olarak Romu Ristorente projesi beni başından beri çok heyecanlandıran bir proje oldu. Uzun yıllar İstanbul’un seçkin mekanlarından elde ettiğim bilgi birikimini üst bir lokasyonda, özgün ve seçkin işletme anlayışıyla birleştiren bir deneyim olacağına inanıyorum.

Öncelikle, Akdeniz mutfağının seçkin yemeklerini İtalyan mutfağının ana ürünleriyle birleştirerek bir lezzet harmonisi yaratıp, Türk insanının Anadolu misafirperverliğini ön plana çıkaran koşulsuz misafir memnuniyetine dayalı bir servis ve sunum oluşturduk. Oluşturduğumuz lezzet harmonisini değişik damak tatlarıyla buluşturmasına vesile olan konusunda deneyimli şeflerimiz ve servis elemanlarımız özenle seçildi.

Amacımızı sadece üst gastronomik menü sunan bir restoran oluşturmanın ötesinde bizi tercih eden misafirlerimize unutulmayacak anlar ve deneyimler yaşatmak ve yoğun iş yaşamının zorlu akışı içerisinde onların mekânsal hazlarını artırmak olarak belirledik.

Akdeniz temalı İtalyan mimarisinin tüm özgün değerleriyle inşa edilen işletmemizde; menümüzde yer alan yemeklerimiz şeflerimizle birlikte özenle seçildi ve en kaliteli ve seçkin malzemelerle oluşturduğumuz ürünler özgün Akdeniz ve özellikle İtalyan mutfağının gastronomik değerleriyle harmanlandı. Ataköy’ün bu yeni ve seçkin lezzet durağında buluşmak üzere farklılık ve kalite arayan lezzet yolcularımızı mekanımıza bekliyoruz’’

 

Gerçek, taze İtalyan lezzetlerini bir de Romu Ristorante’de deneyin

Romu Ristotante’de başlangıçlarda şefin önerisinde yer alan Pancar Tartar Balıkesir’den tedarik edilen %100 keçi sütünden yapılan keçi peyniriyle, kırmızı şarap sirkesi ve zeytin yağı ile ağır ateşte fırınlanan pancar, muhteşem bir lezzet deneyimi olarak sizi bekliyor.

Ağır Ateşte Pişmiş Dana yanakta da yine Balıkesir yöresine ait olan dana yanağı, kırmızı şarap ile tatlandırılıyor ve ağır ateşte konfi yöntemiyle yumuşatılarak harika bir lezzet sunuluyor.

Taş fırının tüm atmosfere ek, inanılmaz pizza kokularına ev sahipliği yaptığı Romu Ristorante’de yemeğinizi, Romu şeflerinin dokunuşlarıyla ve İtalyan mutfağının en sevilen tatlılarıyla sonlandırabilirsiniz.

Romu’nun Hikayesi

Antik Roma’nın Kuruluş Efsanesi

Dünya tarihi boyunca pek çok efsaneye ve tarihi olaya ev sahipliği yapmış toprakların beslediği kültür ve inanışa göre; Roma’nın kuruluş efsanesi, yarı mitolojik Remus ve Romulus adında ikiz kardeşlerin, anneleri tarafından kurtarılmak için bir sepet içinde nehre bırakılmasıyla başlar. Remus ve Romulus dişi bir kurt tarafından emzirilerek büyütülür. Daha sonra, Faustulus isminde bir çoban bu iki kardeşi eğiterek, güçlü birer savaşçı haline getirir. İkizler genç birer savaşçı olduklarında yeni bir ülke kurmaya karar verir. İkiz kardeşlerden Romulus bu yeni ülkenin kralı olur. Romulus’un kurduğu bu şehir ῾Roma’ ismini alır.

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,

Sürrealist Bir Pazar Günü

Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine, başka bir perdeyle açılış yapan gongudur. Bıktırıcı, hıçkırıktan farksız gün

Mavi Ve Yeşil Arasında Gastronomi Senfonisi

Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca bir coğrafi koordinat değil; binlerce yıllık bir anlatının mutfaktaki estetik

Bir Davet, Bir Şehir, Bir Dönüşüm

Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi ve kendini yeniden anlatma cesareti var. Her tabakta geçmişle gelecek

Mutfağınızdaki Saklı Lezzet Sermayesi

Mutfak, sadece malzemelerin bir araya gelip piştiği bir mekan değil; aynı zamanda bir felsefe alanı, bir ekonomi laboratuvarı ve kadim bir kültürün sessizce aktığı bir

Bahar, Gastronomi Ve Değişen Dünya

Topraktan sofralaramıza uzanan bir yolculuk Bahar sadece kışı geriye bıraktığımız ve soğuk aylardan sonra gelen bir mevsim değil. Aynı zamanda doğanın bir hatırlatmasıdır. Doğaya yeniden

Gıda fiyatlarına savaş darbesi…

ABD–İsrail–İran hattındaki gerilim küresel enerji ve tedarik zincirlerini sarsarken, kullanılan gübre ve mazotta bağımlılığı yüzde 90’a ulaşan Türkiye’de, zaten yüksek seyreden gıda enflasyonu daha da