Yeni Nesil Süper Meyve: Aronya

Çocukluğum Anadolu ‘da geçti. O yıllar, bildiğimiz  meyveler mevsimine göre; ilkbaharda kiraz, dut, kayısı, şeftali, yaz gelince ise kavun karpuz başlardı. Sonbahar gelince elma, armut ve kış meyveleri portakal, mandalinaydı. Muzu bile 60’lı yıllarda  İstanbul’a geldiğimizde bir akrabanın evinde görmüş, tadına bakmış, çok beğenmiştim.

Seneler  geçtikçe, kıtalararası ticaret, ulaşım yolları çoğaldıkça yeni meyvelerle tanışmaya başladık. Orta Amerika kökenli kivi, avokado, ananas, kumkat, mango, çarkıfelek, lime, Hindistan cevizi, hurma bunlardan bazılarıydı.

Geçen gün, Mutfak Dostları Derneği’mizin bir önceki başkanı sevgili Alparslan (Baloğlu) ile karşılaştım ve onun da üretimini yapığı yepyeni bir meyvemiz olduğunu öğrendim. Adı Aronya

İşte Alparslan’ın Aronya ile tanışması

“Benim Aronya ile tanışmam 2012 senesinde gazetede gördüğüm bir haber ile oldu. Türkiye’de ilk kez Yalova’daki Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafından araştırıldığından ve şifalı bir antioksidan bitki olduğundan bahseden bir haberdi.

Enstitüyü aradım ve müdür Yılmaz Boz ile görüşerek bitki hakkında detaylı bilgi talebinde bulundum, sağolsun çok yakın bir alaka ile hem sözlü olarak hem de enstitünün çıkardığı basılı yayınları göndererek beni bilgilendirdi.

Konuya olan merakım daha sonra Aronya hakkındaki ilgimi besledi, o ilgi giderek bilgi ile zenginleşerek konu hakkındaki donanımımı arttırmama evrildi ve teorik olarak Aronya hakkında araştırmalarım giderek çoğaldı.

Üç yıl önce Kırklareli’nde büyük bir Aronya bahçesi sahibi olan konuyla çok ilgili ve bilgili Sezgin Bey’in bahçesine giderek canlı canlı Aronyaları ilk kez orada gördüm ve o gün orada benim gibi Aronya peşine düşmüş  Mehmet Baran ile de tanıştım.

Mehmet Bey sayesinde Çanakkale‘nin Çan ilçesinde Altukulaç köyünde onun aronya bahçelerinin yanında bir tarla aldım. Böylece Aronya çiftçiliği maceram başlamış oldu.

Süper Gıda listesinin başlarında yer alan mor renkli bitkilerin başlarında gelir

İspatlanmış ve bilimsel olarak kabul edilmiş şifaları uluslararası literatürlerde de yayınlanmış Aronya, tarım bakanlığımız tarafından da “Şifalı Bitkiler Listesi”ne alınmıştır.

Yani maddi getirisinden önce insanlık için faydalı bir bitkinin tarımı ile uğraşmak ve o bitkiden elde edilecek katma değerli ürünleri zenginleştirerek insan sağlığına katkıda bulunmak benim bundan sonraki hayatıma da iyi gelecek ve yaşama sevincimi çoğaltacak diye düşündüm. O sebeple bu meyvenin  tarımını seçtim.

Şimdi iki sene önce toprağa kavuşturulmuş 2100 tane Aronyam var ve ilk hasatımızı kısmetse bu Eylülde yapacağız.”

Aronya Nedir?

Aronya bilimsel adıyla aronia melanocarpa, gülgiller (Rosaceae) familyasına ait, çalı görünümlü bir bitkinin koyu mor-siyah renkte küçük taneli bir meyvesidir.

Kuzey Amerika kökenlidir ve halk arasında “chokeberry” yani “boğucu üzüm” olarak da bilinir. Üç ana türü vardır: siyah aronya (Aronia melanocarpa), mor aronya ve kırmızı aronya. En çok kullanılan ve faydası en fazla olan türü siyah aronyadır.

İlk olarak Kızılderililer tarafından ilaç olarak kullanılan aronya, son yıllarda Avrupa ve Türkiye’de de yetiştirilmeye başlanmış , de Özellikle Karadeniz ve Trakya bölgelerinde verimli sonuçlar alınmaya başlanmış.

İskandinav ülkelerindeki şehirlerde Belediye Aronya’yı yeşil alanlara dikmekte , böylece halkın bu bitkiden faydalanmasını sağlamaktadır.Toplamak ücretsizdir ayrıca suyu votka ile karıştırılarak lezzetli bir kokteyl yapılmaktadır.

“Süper meyve” olarak adlandırılan aronya, yüksek antioksidan içeriğiyle dikkat çekiyor ve sağlıklı yaşamı benimseyenlerin yeni gözdesi haline geliyor. Yaban Mersini ‘ne göre 6 kat fazla antioksidan ve polifenol içeriyor.

Günde 30-40 gr Aronya tüketmek bağışıklık sistemimizi arttıracak, kalp ve tansiyon regülasyonunu düzenleyecek, diyabet özellikle kalın bağırsak ve prostat kanserine karşı koruyucu destek sağlayacaktır.

Besin Değeri ve Sağlık Faydaları

Aronya, sağlık açısından oldukça değerli bir meyve.İçeriğinde;

  • Antosiyaninler (güçlü antioksidanlar)
  • C vitamini ve K vitamini
  • Lif
  • Folat
  • Demir ve manganez gibi mineraller bulunur.

Bu zengin içeriği sayesinde aronya meyvesi şu faydaları sağlar:

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kansere karşı koruyucu etki gösterdiği araştırmalarda belirtilmiştir.
  • Kalp ve damar sağlığını destekler.
  • Kan şekeri seviyesini dengeler, diyabetik bireyler için olumlu etkiler sunar.
  • Cilt sağlığını ve yaşlanma karşıtı etkileri ile kozmetik sektöründe de yerini almaya başlamıştır.

Nasıl Tüketilir?

Aronya meyvesi genellikle taze, kurutulmuş, meyve suyu, reçel ya da çay formunda tüketiliyor. Aynı zamanda kapsül ve toz halinde de takviye ürün olarak piyasada bulunabilir. Tadı hafif buruk ve ekşi olduğu için tek başına değil, yoğurtla ya da smoothie içinde tüketmek daha keyiflidir.

Türkiye’de Aronya Yetiştiriciliği

Türkiye’de son yıllarda aronya tarımına ilgi hızla artmıştır. Verimli topraklarda yüksek getiri sağlayan bu meyve, küçük çiftçiler ve organik tarım girişimleri için cazip bir alternatif haline gelmiştir. Devlet destekli projelerle aronya fideleri dağıtılmakta ve üreticiler teşvik edilmektedir.

Aronya, hem sağlıklı yaşam tutkunları için bir hazine, hem de tarım sektörü için yeni bir umut kaynağıdır. Doğal ilaç niteliğindeki bu meyve, sofralarımıza sağlık, çiftçimize kazanç, geleceğimize umut getirebilir. Henüz denemediyseniz, bir şans verin: belki de favori meyveniz aronya olacak!

Sevim Gökyıldız

 

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Bulutlardan Kalan

Benzetmeler, bezemelerle dolup, rotasına aldırışsız hale geliverdiğini gördüğüm kayığımdan, dalgalı bir denizde yanaşmaya niyetlendiğim kıyıya atacağım halatı tutacak, bu yolculuğa son verecek birini arıyordum. Yine

Michelin’de ulusal seçkiye hazır mıyız!

Bu yazı, ne ölçüsüz övgü ne de kolaycı bir eleştiri için. Esas mesele, Michelin Rehberi’nin yarattığı etkileri soğukkanlı bir bakışla değerlendirmek ve doğru soruları sormak.

Şehrin Kalbinde Hatıra Sofrası

İstanbul’un meyhane kültürü, şehrin belleğinde derin izler bırakmış bir yaşam biçimi. Yüzyıllar boyunca dostlukların pekiştiği, edebiyat ve sanat sohbetlerinin yapıldığı, bazen neşenin bazen hüznün paylaşıldığı

Aynayı önce kendimize çevirelim

Doğanın dengesini bozanın köpekler olmadığını hepimiz biliyoruz! Sokaklarda yaşamaya çalışan ve yüzlerce yıldır bizimle birlikte; mahallemizde, okulumuzda ya da kapımızın önünde bizi kollayan, depremlerde kurtarma

Gastronomi Artık Bir Kültür Hareketi

Son yıllarda gastronomi, yalnızca lezzetlerin yarıştığı bir alan olmaktan çıktı. Artık şefler, işletmeler, değerlendirme sistemleri ve festivaller yemek üzerinden toplumsal bir dil kuruyor. Bu dil;

Sinop’ta tarih ve lezzet yolculuğu

GELENEKTEN GÜNÜMÜZE BİR TARİH VE LEZZET YOLCULUĞU Her sene olduğu gibi, Palamutların bolluk döneminde bu sene yine Lakerda Festivali için Sinop’taydık. Kentin zengin balıkçılık kültürünü,

Doğayla Uyumlu Bir Lezzet Anlatısı

İtalya mutfağı, yalnızca lezzet değil; kimlik, kültür ve hafızanın birleşimidir. Her bölge, kendi ürününü ve anlatısını sofraya taşır. Bu çeşitlilik içinde Parma mutfağı, sadeliği zarafetle