Yazın aldığımız kilolardan nasıl kurtuluruz?

Yaz aylarında alınan fazla fazla kiloları yaz mevsiminden sonbahar mevsimine taşımak sırtımızda yük taşımaya benzer ki ideal kilomuzun üzerinde aldığımız her yeni gram bilin ki hastalanma riskimizi artırır. Uzun pandemi sürecinin ardına kısıtlamaların kaldırıldığı bir...
Devamını oku

Mazinin Süperstarı

Genç adam 200, 4x200 bayrak ve cirit atmada birinci olmuştu. Bu sayede kulübünü şampiyonluğa taşımıştı. Ama sevincini yaşamaya vakti yoktu. Çivili ayakkabılarını bile çıkartamadan Kurbağalıdere’ye koştu kan ter içinde. Kendisini bekleyen tekneye atladı ve hemen...
Devamını oku

Serkan’ın vedası, ölüm doulalığı

Bir insan sevdiği birini kaybederse, yüreğinde kırk tane mum yanarmış, Her gün bu mumlardan biri söner, ama kırkıncı mum sonsuza dek yanık kalırmış. Yürekte Kırk Mum kitabından alıntı Şarmin Sarkisyan bir ölüm ve yas doulası....
Devamını oku

NORMANDİYA: FRANSA’NIN KUZEYİNDE  DOĞASI İLE ÜNLÜ  BÖLGE

Normandiya... Bu ismi çoğumuz 1944'te Amerikan kuvvetlerinin bu kıyılara çıkarması ile hatırlarız. Meşhur “Normandiya Çıkarması” 2. Dünya savaşının bittiği tarih  olmuştur. Yeme-içme düşkünlerine, tam tabiriyle gurmelere ise bu kelime bambaşka şeyler hatırlatır. Fransa’nın Kuzey Batısında, yemyeşil ormanları...
Devamını oku

Sığınma evlerine nasıl başvurulur?

Sığınmak 'hayır' demektir Sığınmak... Sözcük olarak uyandırdığı duygu güçlü... Mücadele ile ilgili görünmese de aslında bizim gibi şiddetin aşırı yaygın olduğu bir ülkede içerdiği anlam çok derin...Bir canlı neden bir yere sığınır. Sığınaklar kimler için...
Devamını oku

“Ne korkaklar normal doğum yapıyor…”

Doğum … Mutluluk, ağrı, sancı, sevinç, tehlike, ölüm her şeyi bir arada ifade eden bir kelime. Onun kadar anlamlı bir sözcük bulamıyorum ben. 65 yaş üstüne uygun görülen dört duvar arası yaşamda da zaman bolluğundan...
Devamını oku

Sağlıklı yazın sırrı ‘ter’de

Bilindi üzere sıcak havalarda çok terleriz. Ter, buharlaşıp havaya karışırken, deri üzerindeki ısının bir kısmını da beraberinde götürür ve vücut ısısını dengeler. Organizmamızdaki kimyasal işlerin yapılabilmesi, hayatın devam edebilmesi için sıvıya( su) ihtiyaç duyulur. Sıvı oranı olması gereken miktarın altına düşerse, susuzluk duygusu gelişir. Susuzluk duygusunun ortaya çıkması en az bir litreye yakın bir sıvı eksikliğinin işaretidir. Bu ise bazı fonksiyon bozukluklarına; mesela, böbreklerin ve sinir sisteminin sağlıksız çalışmasına sebep olabilir. Bu nedenle, susuzluk hissi duymadan, küçük miktarlara bölerek günde en az 3 litre sıvı almamız gerekiyor. Yazın güneş altında fazla kalındığı takdirde veya spor yapıldığında bu miktar 3.5-4 litreye kadar çıkarılmalıdır.

Çivi çiviyi söker

Canlı organizması işleyişi sırasında değişik miktarda hormon, mineral, elektrolit, enzim, vitamin ve kimyasallar kaybeder. Bunlara, proteinler, yağlar, tuzlar, karbonhidratlar, su eklenebilir. Terin kimyasal yapısında, özetle bahsettiğimiz bu maddeler değişik miktarlarda bulunur. Terlediğimizde sadece su değil, onunla birlikte çok sayıda kimyasal da kaybederiz. Bu nedenle, kaybedilen kimyasalların bir şekilde geri alımı gerekir. Yani, ter kaybetmişsek, terin içinde zararlı kimyasallar hariç ( mesela üre) diğerlerini beslenme ve sıvı alımı şeklinde yerine koymamız şarttır. “Ter kaybetmişsen, ter içmen gerekir” denmesinin sebebi budur.

Yapılan araştırmalar, doğal maden suyu ile elma suyunun meydana getirdiği sıvının, terin kimyasal yapısına çok yakın bir özelliğe sahip olduğunu ortaya çıkardı. Bu nedenle yaz günleri bu kokteylden sıkça içmek gerekir. Böylece ter içerek, ter kaybı önlenmiş olur.

Damar düşmanı

Yaz, bir anlamda tatil demektir. Ancak, tatil aynı zamanda zararlı güneş ışınlarına maruz kalma, abur cubur yeme, yorulma, uykusuz kalma, alkol tüketmek demektir. Yaz aylarında kalp krizi, felç vakalarının artmasının temel nedenleri bunlardır.

Saydığımız olumsuzluklar, damarların esneklik özelliğini kaybetmesine neden olur ve organizmaya daha az oksijen gitmesine yol açar.  Eğer tam da bu zaman kesitinde Threonin ve Tyrosin adı verilen aminoasitler kanımızda yeterli miktarda yoksa kalp krizi kapılı çalabilir veya sürekli yorgunluk hissi yakamızı bırakmaz.

Protein, aminoasit denen kimyasal yapı taşlarından oluşur. Phenylalanin bunlardan biridir. Organizmada yeteri miktarda bu kimyasal bulunursa  ondan Tyrosin elde edilir. Bu ise insanı diri ve dikkatli yapar.

Threonin adı verilen aminoasit, kanda yeteri miktarda bulunursa  damarların iç çeperi daha sağlıklı ve kaygan olur. Organizmaya özellikle de beyne bol miktarda oksijen ve kimyasallar taşınır. Eğer bir litre kanda 55-60 miligram Phenylalain, 140-188 miligram Threonin bulunursa, beyin ve kalp fonksiyonları tıkır tıkır çalışır. Bunu sağlamak için de günde  4 saat ara ile 2 bardak yağsız yoğurttan yapılmış ayran içmek, akşamları ızgara tavuk göğüs eti veya somon balığı yemeniz, sabahları 5-8 adet fındık ile kızarmış dilim ekmek üzerine bolca sürülmüş tahin yemeniz yeterlidir. Hele bir de kebaptan uzak durup, bolca karpuz ve kiraz yerseniz neler olur neler!

80’lik Prof. Dr. Wildor Hollmann böyle diyor.

Turgay Renklikurt

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: