Akdeniz’in buğulu üzümü Cinsault

 

 O yaz çok sıcaktı. Eşimle  Fransa seyahatindeydik. Önce Güney Fransa’nın Atlantik kıyısındaki tipik, şık, seçkinlerin tatil beldesi Biarritz, oradan ver elini Aix-en-Provence. Burası da Fransızların “Provence”  dedikleri, güney sahilini tamamen içine alan Akdeniz’in tüm özellikleriyle anılan bölgesinin sembol şehri. Bu bölgede mimariden, yeme, içmeye, bitki örtüsünden yaşam tarzına kadar her şey Akdeniz.

Güney Fransa’da  sıcak günlerin serin içkisi, Roze Şaraplar

Güneşin cömertçe şımarttığı verimli topraklarda yetişen meyveler ve sebzeler tatlı, sulu ve lezzetli. Çalılarla kaplı tepelerdeki bodur, yeşil otlar, hafif meltemin serinliği… Yolculuk boyunca kekik, lavanta kokulu yollardan geçiyorsunuz. İki tarafta uzanan  üzüm bağları bakımlı, düzenli. Evinde kaldığımız Christine şehrin dışında bir gezi teklif etti. Gideceğimiz yer üzüm bağlarının içinde, taş bir bina. Sahipleri butik şarap imalatçısı, böylece mini bir şarap tadımı da yapabileceğiz. Gezi mükemmel geçti. Türk misafirperverliğini aratmayan bir yakınlık ve ilgiyle ağırlandık.

O günden hatırımda kalan bağdaki iri taneli, buğulu, mavi-siyah renkli üzümlerdi. Adını sorduğumda “ Cinsault” dediler. Damağımda kalan lezzet ise, bu üzümden yapıldığını öğrendiğimiz pembe, soğuk roze şarabın tadı. Şarap gözü okşayan pembelikte, Akdeniz’in parlak güneşinin sıcaklığını serinletecek kıvamda önceden dolapta soğutulmuş olarak küçük kadehlerde servis edildi.

Damağımızdaki hoşluğa burnumuzu gelen kırmızı meyve, badem ve fındık aromalarının kokusunu da eklerseniz, yaşanan keyfi biraz olsun tarif edebilmiş olurum. Son günlerin  pek moda tabiriyle  “müthiş bir keyif ve lezzet günüydü”.

Gelelim yediğimiz yemeğe

Tam adı “ Moules Marinières”

Denizci usulü midye. Yapılması kolay, yemesi eğlenceli. Aşağıda  mutfak ölçülerinde tarifini vereceğim. Ben asıl bu yemeğin masadaki servis şekli ve yemek  seramonisinden bahsetmek istiyorum. Pişirmek için, simsiyah dökme demirden yapılmış, oval bir tencere gerekli. Adı “Marmite”

Tarifimdeki gibi hazırlanmış midyeler piştikten hemen sonra sıcak sıcak tencereyle masaya getiriliyor. Birinci midyeyi  kabuğundan çatalla çıkarıp ağzınıza atıyorsunuz. Elinizde kalan içi boş midye kabuğunu bundan sonra pense gibi kullanabiliyorsunuz ve kalan midyeleri bu kez kabuk penseniz ile dikkatlice çıkarıp ağzınıza atıyorsunuz. Bu arada, soğutulmuş roze şarabınızı da yudumlamayı unutmamalısınız. Provence gezisinde tanıştığım Cinsault üzümlerini ve iyice soğutulmuş bir bardak roze şarabı hep keyifle hatırlarım.

 

 CİNSAULT

Aslında Kuzey Afrika kökenli bir üzüm cinsi. Şarap dünyasının literatüründe “Akdenizi temsil eden en iyi  Sepaj olarak” adı  geçiyor. Zamanla Avrupa’nın diğer Akdeniz kıyısı ülkelerine gelmiş. İlk olarak Fransa’da denenmiş. Ülkemizde sadece Tekirdağ, Mürefte, Şarköy tarafında yetiştirilmekte. Ancak daha çok kırmızı şaraplarda kullanılmakta.

Fransa Provence’da taze, sofralık üzüm olarak da tüketiliyor. Çok tatlı, çok sulu.Hoş kokulu. Kabuğu gevrek,i çi etli. Monosepaja fazla yatkın değil. Sadece az asitli, az tanenli, az alkollü şaraplara elverişli. Ama Carignan ya da Grenache la karıştırıldığında mükemmel roze şaraplar elde ediliyor.

Sıcak günlerin  serinletici  içkisi Roze şarabın Fransızca karşılığı “  le vin rose “ dir. Ancak arkadaşım küçük bir dil oyunu yapıyor ve bu şaraba ,Edith Piaf’ın unutulmaz şarkısı “La vie en rose” (pembe hayat ya da tatlı hayat olarak tercüme edilebilir SG) dan ilham alarak, “ Le vin en rose “ adını veriyordu. Bu isim bu şaraba çok yakışıyor. Rengi de tadı da gül kadar güzel, hoş ve zarif.

Sıcak ayların serin içkisi roze şarabını yemeklerinizde  sek içebileceğiniz gibi, kokteyl olarak  sangria örneği  kokulu meyvelerle hazırlayabilirsiniz.

Kolay bir kokteyl tarif: ( 6-8 kişilik )

3 şişe roze sek şarap

4 kokulu şeftali, 4 kayısı, 250 gr kokulu çilek, bir portakal (veya greyfurt), 1 ufak kadeh konyak

Bütün meyveleri soyun, ufak doğrayın. Geniş bir kasede şarapla karıştırın. Dolapta bekletin. Servisten önce buz ve konyağı ekleyin.

Roze şarapla yapabileceğiniz bir tavuk yemeği :

8 adet tavuk budu

Bir kadeh roze sek şarap

7 domates

3 soğan

4 kaşık zeytinyağı

Maydanoz, tuz, biber, yarım kaşık limon suyu

Tavuk butlarını tuz ve biberle ovalayın.Tavada kızdıracağınız yağda çevirerek kızartın.

Rendelenmiş soğan ve domatesi, kıyılmış maydanozu, limon suyunu ekleyin, 1-2 dakika daha çevirin.

En son şarabı dökün, kısık ateşte sos suyunu çekene kadar 30-35 dakika pişirin.

 MOULES MARINIERE  ( BALIKÇI USULÜ MİDYE )

1,75 kg midye

1 diş sarımsak, ince kıyılmış

2 arpacık soğan, ince kıyılmış

15gr  tereyağı

maydanoz, kekik ve defne yaprağından oluşan bir buket garni

100ml sek beyaz şarap veya elma şarabı

120ml krema

bir avuç maydanoz yaprağı, iri kıyılmış

 Midyeleri bol soğuk ve  akan su altında yıkayın. Hafifçe sıkıldığında kapanmayan açık olanları atın.

Sıkıca kapatılmış kabukların arasından çıkan sert, lifli sakalları çıkarın ve midyeleri büyük bir bıçakla kesin. Küçük kabuk parçalarını çıkarmak için midyeleri bir kez daha hızlı durulayın. Tüm midyeleri alacak kadar büyük bir tavada  tereyağında ,sarımsak, soğan ve  buket garni  hep  beraber  çevirin .

 Midyeleri ve şarabı veya elma şarabını ekleyin, ısıyı yükseltin, ardından örtün ve 3-4 dakika kendi sularında buharda açın. Tavayı ara sıra iyice sallayın. Buket garniyi çıkarın, kremayı ve kıyılmış maydanozu ekleyin ve ocaktan alın. Isıtılmış dört büyük kaseye paylaştırın ve  kızarmış  ekmekle servis yapın.

 SEVİM GÖKYILDIZ

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Sadece Survivor oldukları içinmiş

Bizim Uzun sessiz sever, söylemeden, anlatmadan, göstermeden. Hani mahallenin kedileri demiştim ya, Hamza vardı bir tane Uzun’un çaktırmadan sevdiklerinden. Hamza kaçmış, parktan Carefour önüne terfi

Yeni Beslenme Düzeni Ve Gerçekler

Mutfak, sadece yemek pişirilen bir alan değil, aynı zamanda toplumsal kabullerin, bilimsel tartışmaların ve hatta küresel politikaların sessizce harmanlandığı bir laboratuvardır. Uzun yıllardır mutfak kültürümüzün

Sabah bulduğu gibi bırakamamak

Dağa çıkmak, yolunu dağlara çevirme itkisi, her insanın aklına gelmiş, gelmediyse gelecek; arayış, arınma, yüceliş, bağışlanma, uzaklaşma, saklanma gereksinimi ile yöneldiği bir yolculuk tasarımı olsa

Unun, Suyun Ve Sabrın Hikâyesi

İstanbul’un kalbi Nişantaşı’nda, şehir temposunun en yoğun olduğu anlarda bazen durup nefes almak gerekir. Modern hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz o “yavaşlık alanı”, bazen taze bir

Yeni Bir Ekonomi Doğuyor

Türkiye büyük bir hızla yaşlanıyor. 2024’te 65 yaş üstü nüfus 9,1 milyonu aştı. 2030’da yaşlı nüfusun 13 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu demografik dönüşüm stratejik bir

Gösterişten Sahiciliğe Tabağın Devrimi

Mutfak, geride bıraktığımız on yıl boyunca adeta bir performans sanatları merkezine dönüştü. Masaya gelen tabaklar, lezzetinden ziyade görsel ihtişamıyla, mimari yapısıyla ve şaşırtma kapasitesiyle ölçülür

Bu ülkenin insanlarına ne oluyor?

15 yaşında çocuklar katil oluyor. 15 yaşında çocuklar toprağa giriyor. İnanılır gibi değil ama gerçek. Henüz sakalının tüyü terlememiş bir çocuk, ‘yan baktın’, ‘laf söyledin’,