Sonbahar sergi mevsimidir…

Yazın bitmesiyle şehir hayatı canlandığı gibi kültür sanat gündemi de hareketlendi. İstiklal Caddesi’nde yer alan Meşher, Yunan mitolojisindeki Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşk mitini temel alan Ben Kimse Sen de mi Kimsesin? Başlıklı sergiye . Yapı Kredi Kültür Sanat ise yaşanan adaletsizliklerin sanata yansıdığı “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” sergisine ev sahipliği yapıyor.

İstiklal’de, Varoluşun Özü

Yunan mitolojisinin günümüze yansıyan kişi karakteri Ekho ve Narkissos’u temel alan Ben Kimse Sen de mi Kimsesin? Selen Ansen’in küratörlüğünde Meşher’de açıldı. Sergide 44 sanatçının 120 eseri yer alıyor.

Ekho, sesini duyuramayan Narkissos ise günümüzde çok duyduğumuz narsisizmin isim kaynağı. Yunan mitolojisinin bu iki karakterinin hikayesi, günümüz insanının nesnelere ve başka bireylere olan iletişiminde de yer alıyor. İstiklal Caddesi’nin sanat mekanlarından Meşher, Selen Ansen küratörlüğünde bu iki kavramı esas alan bir sergiye ev sahipliği yapıyor: Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin?. Sergi İsmini Emily Dickinson’ın “Ben Hiç Kimseyim! Sen Kimsin?” alırken sergi izleyicisine anıları, kendisini, tarih boyunca süregelen anlatıları ve arzuları sorgulamaya yöneltiyor.

Meşher’in üç katında yer alan 120 eserin bulunduğu sergi Yunan mitolojisindeki bu iki karakterin değişimlerinden temel alıyor. Serginin açılışında konuşan Selen Ansen, “Sergi bu kadim öyküyü betimlemeyi amaçlıyor, Ekho ve Narkissos’un karşılıksız aşkından geriye kalanlar etrafında kurguluyor” dedi.

Sergideki eserler insanın kökenlerine gönderme yaparken günümüz insanının güncel yaşantısını yansıtan işler de bulunuyor. Koray Ariş’in İsimsiz eseri, insanın ilkel zamanlarına gönderme yapıyor. Jenny Saville ve Glen Luchford’un 2002 tarihli Yakın Temas A, B, C, D baskılanmış hazları bir resim serisinde sunuyor. İnsanın başka insanlarla, nesnelerle iletişimi yansıma, gölgeler, yüz ve izler aracılığıyla sunuluyor.

Serginin yanında bir kitap da serginin temasına eşlik ediyor. Kitapta sergideki eserlerin yanı sıra Selen Ansen’in Aynadaki Nesneler Göründüğünden Daha Yakındır, Cana Bostan’ın Akustik Adalet: Bir Dinleme Teorisi ve Fatih Özgüven’in Narkissos’u kurtarmak başlıklı yazıları yer alıyor.  Kitap sergi mekanından temin edilebilirken sergi 12 Şubat’a kadar gezilebilir.

Adaletsizliklere Umut Aşısı

Küratörlüğünü Didem Yazıcı ve Peter Sit üstlendiği “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” insanın ve doğanın yaşadığı adaletsizlik ve zorluklara karşı aşkı ve umudu bir formül olarak sunuyor. Sergi için üretilmiş eserlerin yanında yakın dönemde üretilmiş fotoğraf, yerleştirme, video ve duvar resimlerinin yer aldığı serginin isim kaynağı ise sanatçı Hale Tenger’in aynı adlı ses yerleştirmesi.

Ekolojik kıyımların yol açtığı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sebep olduğu adaletsizliklerin yanında küresel salgının bu durumu artırması da sergide yer alıyor. Sergide kuir bedenlerin ön plana çıkarılarak işleyen sanatçı Cansu Yıldıran, doğayı , bedeni ve bireysel bağımsızlığını da bu eseriyle dile getiriyor. İstanbullu sanatçı Mustafa Emin Büyükcoşkun’un Galatasaray Meydanı ile etkileşimli olan ve 2015’ten beri devam eden projesi Tekerrür, meydandaki toplumsal olaylara ve anmalara bir saygı duruşu niteliğinde.

Ekolojinin kıyıma uğramasına bir tepki olarak Aslı Uludağ Ege Bölgesi’nin verimli tarım bölgesi olan Büyük Menderes, Denizli ve Gediz bölgelerindeki jeotermal enerji yapılaşmalarını bölge halkının direnişini de yansıtarak veriyor. Sergide umut teması ise temelde yer alıyor. Macar fotoğrafçı István Zsiros’un Suriye’deki savaştan kaçan ve Budapeşte tren istasyonunda sabahlayan insanları fotoğrafladığı çalışması çadırda ve yoklukta da bağlılık ve aşkın olabileceğinin kanıtı adeta.

Sergi, Yapı Kredi Kültür Sanat için bir ilki de barındırıyor. Normalde sergileme amaçlı kullanılmayan merdivenler sergiye dahil ediliyor. Diğer bir ilk ise dünya genelinde insan hakları ihlallerini ele alan sanatçı ve araştırma grubu Forensic Architecture’ın Triple Chaser videosu ise ilk defa İstanbul’da sergileniyor. Sergide 2014’teki Rusya Ukrayna çatışmalarını görüntüleyen Dana Kavelina’nın film-şiir tadında eseri günümüzde süregelen savaş ve çatışma halinde de güncelliğini koruyor.

Forensic Architecture, Larissa Araz, Adalet Atlası, Sevgi Aka, Babi Badalov, Savaş Boyraz, Mustafa Emin Büyükcoşkun, Ayşe Draz, Marianne Fahmy, Dana Kavelina, Jasper Kettner & İbrahim Arslan, Şafak Şule Kemancı, Rojda Tuğrul, Hale Tenger, Aslı Uludağ, Viron Erol Vert, Cansu Yıldıran ve István Zsíros’ın çalışmalarının yer aldığı sergi 2 Ocak’a kadar Galatasaray’da bulunan Yapı Kredi Kültür Sanat’ta görülebilir.

Ahmet Çağatay Bayraktar

Paylaş

Son Yazılanlar

Kraliyet çikolatacısı Naciye Tosun

Onu ilk tanıdığımda gözlerindeki tutku beni o kadar çok etkiledi ki, bırak çikolataları bir yana, sen kendini anlat, dedim. Çikolataların lezzetinde kaybolurken, onun azmine, başarısına

Sürdürülebilir yaşamın lezzetli yolu

Günümüz dünyasında, sürdürülebilirlik kavramı hayatımızın her alanına nüfuz ediyor. Bu kavram, sadece çevresel sorumluluğu değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sorumluluğu da içinde barındırıyor. Atıksız

Yapay Zeka Çağında Avukatlık

Yapay zeka, sadece bilim kurgu filmlerinin değil, günlük hayatımızın da bir parçası haline geldi. Siri’den Alexa’ya, ChatGPT’den Midjourney’e, yapay zeka uygulamaları hayatımızın her alanında karşımıza

Borsa ve Altında Beklentiler

Borsa İstanbul geçen haftayı yüzde 1.91 kazanç ile 10851 puandan kapattı. Bankacılık, holdingler, gıda ve gayrimenkul sektörlerinin endekse destek geldi. TL karşısında, dolar 32.58 ve

Bodrum şaşırtmaya devam ediyor

Her yazın değişmeyen geyiği Bodrum neden boş, ne olacak bu Bodrum’un hali ? 25 yıldır aynı hikayeyi dinlemekten yıldım. Bodrum’un yüksek sezonu bu hafta sonu başlar

Döner gibi dönerin peşine düşün!

Ülkemizin en sevilen lezzetlerinden olan döneri, hemen hemen yaşadığımız her noktada bulmak mümkün. Ancak döner gibi döneri bulabiliyor muyuz?  Orası biraz şüpheli! Ben de İstanbul’un