Adolf Loker… 1913’te Bolşevik İsyanı’ndan kaçan Polonyalı bir Yahudi… Yedi kardeşi ile anne ve babasını bıraktığı Polonya’dan Türkiye’ye göç etmiş bir isim. Aynı zamanda da dönemin şartlarına göre kolunda altın bileziği olan bir terzi… Ancak öyle sıradan bir terzi değil, iyi bir şapkacı… Ürettiği şapkalar, bugün bile hâlâ sapasağlam ve kullanılabilir durumda. Loker’i mesleğinde özel kılan gelişme ise Atatürk ile tanışması ile olmuş.
Loker’in yeteneğini keşfeden Atatürk, onunla çalışmak isteyince Loker, Şapka Devrimi’nin hazırlıkları içinde bulmuş kendini. Atatürk, aklındaki şapka tasarımlarını anlatmış, Loker çizmiş. Şapka Devrimi’nde halkın günlük kullanımı için tasarlanmış şapka modellerine birlikte karar vermişler. Loker şapkaları üretmiş ve böylece Şapka Devrimi gerçekleşmiş. Kimler yok ki şapka ürettiği isimler arasında ancak bugün üst düzey komutan olarak görev yapan Heybeliada Deniz Harp Okulu öğrencilerinin “Adolf Amca”sı olmak Loker’i çok mutlu etmiş. Adolf loker, vefat ettiği 1973 yılına kadar Necatibey Caddesi’ndeki Bahriye Şapka Evi’nde mesleğini sürdürmüş.
Türkiye’yi kendilerine yurt belleyen başka bir Yahudi aile… Elia Gormezano ile eşi Miryam Mari Gormezano… Onlar da 1918’de Selanik’ten Türkiye’ye göç etmiş. Gormezano ailesi, ciddi bir Yahudi nüfusu ile önce Çanakkale’ye sonra İstanbul’a yerleşmiş. Bir dönem Türkiye Cumhuriyeti Avusturya Konsolosu olarak da görev yapan Elia Gormezano aslında bir manifaturacıymış.
İstanbul’a geldikten sonra 1919’da Feriköy’de yedi katlı bir apartman satın almış ve ailesi ile o dönem her yanı dutluk olan Feriköy’ün en yüksek binasına taşınmış. Çevresinin boş olduğu düşünüldüğünde o dönem için bir gökdelen kabul edilen binanın, 2.Dünya Savaşı yıllarında savunma amacıyla çatısına uçaksavar bile yerleştirilmiş. 1900 yılında Ermeni bir mimar tarafından yapıldığı tahmin edilen Gormezano ailesinin apartmanı, bugün Feriköy Savaş Sokak’ta “Gormezano Palas” olarak dimdik ayakta; üstelik bir kafe ve kültür noktası…
Dedelerinin mirasını Siete’de yaşatıyor
Gormezano ve Loker’in torunu Marisa Gormezano, dedelerinin ismini kafe ve küçük çapta bir kültür merkezi olarak etkinlikler düzenlediği Siete Cafe& Art Studio’da yaşatıyor. “Siete” Ladino dilinde “Yedi” anlamına geliyor. Marisa Gormezano, kızı Joel Erikman ile ortak işlettiği Siete’nin hikâyesini şöyle anlatıyor;
“Babam Fransa’da eğitim almış bir tekstil mühendisiydi. Ömrünün son yirmi yılında turist rehberliği yaptı. O sırada bu binaya kiracı almadı ama sonra bir gün beni çağırdı ve binanın tadilatını birlikte yaptık. Gormezano Palas, Bizans yapı sistemi ile inşa edilmiş bir yapı… İstanbul’da bunun başka bir örneği sadece Doğan Apartmanı’nda var. Art Novue tarzda binalar bunlar… Babamı kaybedeli beş yıl oldu. Şimdi burası orijinal halini koruyarak bir kafe ve kültür sanat noktası olarak devam ediyor.
Bölgenin tarihi bir yapısı daha kaybolacak sanırken, mahallede bir kafe ve kültür noktası olması çevredeki insanları da çok mutlu ediyor. Küresel sistem, biz insanları pasifleştirmek, robotlaştırmak istiyor. Burası ise bir pasif direniş merkezi. Sanat etkinliklerini bu yüzden ekledik. İnsanları sanat kurtaracak. Söyleşi etkinliklerimiz de oluyor. Yazın gece sinemaları yapmayı planlıyoruz. Ayrıca minik müzikli etkinlikler olabiliyor.”
Mahalle kültürünün İstanbul’da hâlâ devam ettiği sayılı semtlerden Feriköy’de kapılarını açan SIETE Cafe & Art Studio, antik taş duvarlarla çevrili bahçesinde yer alan kafesi ve 100 yıllık mobilyalarla hayat bulmuş kapalı alanlarıyla misafirlerine keyifli bir atmosfer sunuyor. Siete’nin kapısı, eserlerini sergilemek isteyen sanatçılara, aile buluşmalarına ve kapalı toplantı organizasyonlarına da açık…
Ayrıca birbirinden lezzetli aile reçeteleri özel tatlar denemeyi sevenler için iyi bir alternatif. Zaten Savaş Sokağa girdiğinizde her yanı kaplamış taze kek kokusu pek fazla söze gerek bırakmıyor. Bu aile yadigârı binada, her öğüne uygun bir menü oluşturmuş olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Marisa Gormezano; Vamos Burger, Bezos Hotdog, Ekşi Mayalı Tartine’ler, Kahvaltı Salatası gibi özel tabakları gururla servis ettiklerini paylaşıyor.
Marisa Gormezano ile Joel Erikman, pazartesi hariç haftanın her günü 11:00-23:00 arasında Feriköy Savaş Sokak, 7 numarada misafirlerini ağırlıyor. Semtin kozmopolit ruhunu yaşamak isteyenler için yeni bir nefes alanı olan Siete, misafirlerine 121 yıllık Gormezano Palas’ta bir zaman yolculuğuna çıkmayı vaat ediyor. “Adolf Amca”nın şapka devrimi için tasarladığı şapkaları görebilmek de mekânın sürprizlerinden…
İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde…
Bir topikal bileşenin Botox benzeri sonuçlar verebileceğini iddia etmek, gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor. Gerçekten…
Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine,…
L'Occitane en Provence , Provence’daki mimoza mevsiminden ilham alan yeni ve sınırlı sayıda üretilen kokusu…
Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca…
Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi…