Bir Savaşçının Zihin Haritası

Eğitmen ve savaş sanatları uygulayıcısı Emre Kosif, kendisini her şeyden önce bir “talebe” olarak tanımlıyor. Çocukluk yıllarında başlayan ve 36 yılı aşkın süredir devam eden savaş sanatları yolculuğu boyunca farklı disiplinleri deneyimleyen Kosif, dövüşü yalnızca fiziksel bir mücadele olarak değil, aynı zamanda insanın kendini tanıma ve geliştirme süreci olarak değerlendiriyor.

Wing Tsun’dan liderliğe, korkuyla yüzleşmekten disiplin anlayışına kadar uzanan bu samimi söyleşide; savaş sanatlarının bireyin karakterini nasıl şekillendirdiğini, günümüz gençliğine dair gözlemlerini ve geleceğe yönelik düşüncelerini konuştuk. Emre Kosif ile savaşın değil, savaşmayı bilmenin anlamını konuştuk.

Kendinizi dövüş sanatçısı ve eğitmen olarak mı tanımlıyorsunuz?

36 yıldır devam eden savaş sanatları yolculuğumun içinde farklı unvanlarla çağrıldım. Kendimi bütün bunların dışında talebe olarak görüyorum.

Çocukluk yıllarında sizi spora çeken şey neydi?

Çocukluğumda farklı spor branşlarında tecrübelerim oldu. Futbol oynadım, atletizm yaptım. Savaş sanatlarına olan ilgim görünürde izlediğim aksiyon filmleri gibi görünse de yolculuğum içerisinde anladım ki hem fiziksel hem de ruhsal tecrübem için yapmam gereken bir yolculukmuş.

Dövüş sanatlarıyla ilk tanıştığınız günü hatırlıyor musunuz?

1990 yılında emekli SAT komandosu Namık Ekin hocamın Bakırköy İncirli’deki salonunda içeriye girdim ve yolculuğum başladı. Yedi yıl boyunca onun yanında judo ve Muay thai çalışmaya başladım.

Hayatınızın yönünü değiştiren bir karar veya hayatınızda bir dönüm noktası oldu mu?

Hayat düz bir yolculuk değil, çok fazla viraj ve sapak var. Karar verme noktasına geldiğiniz zaman seçenekler önünde bir tanesini seçip ilerlemek durumunda kalıyorsunuz. Bu anlamda bir değil, birden fazla karar olmuştur.

DÖVÜŞ SANATLARI VE WING TSUN

Wing Tsun’u diğer dövüş sistemlerinden ayıran en önemli beş özellik nedir?

Bu soruyu cevaplamadan önce şunu belirtmek isterim, birbirinden daha üstün bir dövüş sistemi yoktur.

Sadece daha iyi uygulayıcılar vardır. Wing Tsun’un farkına gelince yaratılış sebepleri ve kullanım alanlarına bakıldığında tapınakta doğup sokaklarda gelişen ve bu gelişim esnasında farklı sistemlerle etkileşimde bulunan hibrit bir sistemdir.

Prensipleri aynı, uygulamaları kişinin kavrayış ve yetenekleri doğrultusunda değişiklik gösteren, tıpkı bir müzisyenin aynı notalardan farklı eserler üretmesi gibidir.

İnsanlar dövüş sanatlarını öğrenmeye genellikle hangi yanlış motivasyonlarla geliyor?

Herkesin başlamak için farklı bir sebebi olsa da bana göre “yanlış motivasyon” şiddet içeriğidir.

İyi bir dövüşçüyle iyi bir savaşçı arasında fark var mıdır?

İyi bir dövüşçünün hedefi girdiği dövüşü galibiyetle sonuçlandırmaktır. İyi bir savaşçı savaşını seçebilen, mümkünse hiç dövüşmeyen, kazanmak için hem teknik, hem taktik hem de stratejist olarak analiz yapabilen ve sonuçları değerlendirip hedefleri için karar verebilen kişidir.

Gerçek bir tehlike anında teknik mi yoksa zihinsel hazırlık mı daha önemlidir?

Kendi öğrencilerime sürekli söylediğim bir söz var: Her gün evinizin kapısından dışarı çıktığınızda büyük bir ormanın içine daldığınızı unutmayın. Karşınızda gördükleriniz iyi giyimli, güzel kokulu, ünvanları olan kişiler olsa da içlerinde vahşi bir varlık barındırabilirler. İnsanın içinde barındırdığı tehlikeyi göremezseniz onun avı olursunuz.

Yıllar içinde dövüş anlayışınız nasıl gelişti?

Sorunun cevabı çok basit. İlk vur, sert vur, son vur.

Dövüş sanatlarının günlük hayatınıza kattığı en önemli beceri nedir?

Savaş sanatları öğrencileri kendi yapılarına uygun farklı beceri setleri geliştirebilirler, bu kişiden kişiye göre değişebilir. Benim açımdan en önemli kısmı hazır olmak ve aniden düştüğünüz kaosun içinde yolu bulabilmektir.

ZİHNİYET VE PSİKOLOJİ

 Korkuyla nasıl başa çıkıyorsunuz?

Korku canlılara verilmiş en büyük nimetlerden biridir. Bununla başa çıkmak yerine korkunuzu doğru kullanmayı öğrenebilirsiniz. Korktuğunuzda vücudunuzda oluşan en temel durum don, kaç ya da savaş (freze, fly or fight) tepkisidir. Bunu anladığınız zaman doğru eğitimle bu tepkilerinizi kontrol altına alabilirsiniz.

 Baskı altında doğru karar verebilmek öğrenebilir bir beceri mi?

Evet, öğrenilebilir. Örneğin savaş sanatları ya da dövüş sporları uygulayıcıları yaptıkları sistemlerin içerisinde sparring dediğimiz kontrollü dövüşler gerçekleştirirler. Bu esnada bazen üstünlük kurar, bazen de kontrolünü kaybeden taraf olup hem zaferi hem yenilgiyi deneyimlerler. Bu sayede becerileri gelişir.

Dövüş sporları öz güveni nasıl etkiliyor?

Bu soruyu bana 25 yıl önce sorsaydınız farklı bir cevap verirdim.

Çocukluktan gençliğe geçtiğim yıllarda başladığım bu disiplinli çalışmalarımın elbette gerek fiziksel, gerek zihinsel açılardan bana çok büyük faydaları oldu ve neticesinde toplum içinde daha öz güvenli, kendinden emin bir insan olarak yaşamıma devam ediyorum. Çünkü insan bilmediği şeyden korkar. Konu bildiğiniz şeyse güven probleminiz kalmaz.

Bugünün gençlerinde en çok eksikliğini gördüğünüz karakter özelliği nedir?

İstisnaları hariç tutarak ifade etmem gerekirse birey olarak topluma katılımcı ve faydalı olmak istememeleri, sadece ihtiyaçlarına sadık bir hayat sürmek istemeleri; ilkel zevklerinin esiri olarak bir yığın halinde kendi hayatlarını sürüp başkalarının hayatlarına da yük olmaları, asli gerçekliklerini inkâr edip tekâmüllerini hiçe saymaları.

Sizce disiplin mi daha önemlidir motivasyon mu?

Motivasyon bir kıvılcımdır, disiplin ateşin kendisidir.

LİDERLİK VE EĞİTİMCİLİK

Eğitmen olarak öğrencilerinizde ilk baktığınız özellik nedir?

Kişi ayırmaksızın sorduğum ilk soru fiziksel ya da zihinsel bir sağlık problemlerinin olup olmadığındır.

Bir öğrencinin başarılı olacağını erken dönemde anlayabiliyor musunuz?

Evet, anlayabiliyorum.

Liderlik sizce doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı gelişir?

Liderlik doğuştan gelir. Yönetme becerilerini öğrenebilirsiniz ama lider değilseniz uygulayamazsınız.

Genç sporcuların kariyer planlamasında en büyük hataları nelerdir?

Bu sorunun cevabı sporcunun kendisinden çok birlikte çalıştığı insanlarda gizlidir. Çok genç yaştaki bir sporcunun tecrübesi itibariyle kariyer planlaması mümkün değildir. Hayalleri ve hedefleri olması onlara ulaşabileceği anlamına gelmez. Bu, doğru kişilerin sizinle birlikte sizin adınıza yapması gereken bir programdır.

Bir eğitmen olarak sizi en çok gururlandıran an nedir?

Öğrencimin kendi potansiyelini gelişimi için kullandığını ve kendi varlığını gerçekleştirdiğini görmem.

GÜNÜMÜZ VE GELECEK

Türkiye’de dövüş sporlarının geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Dünyada izleyicisi ve takipçisi hızla artan dövüş sporlarının bir endüstriye dönüştüğü açık bir gerçektir. Türkiye’de bireysel olarak bu endüstrinin bir parçası olan hem amatör hem profesyonel çok sayıda sporcumuz bulunmaktadır.

İlerleyen zamanda bu sayının katlanarak artacağı kanaatindeyim. İçinde bulunduğumuz coğrafya gereği ve taşıdığımız ırksal özellikler göz önüne alındığında Türkler savaşmayı sever. Eskilerin de dediği gibi “savaş Türk’ün düğünüdür.”

Yapay zekâ ve teknoloji spor eğitimini nasıl değiştirecek?

Son yüzyıl içerisinde spor bilimi çok büyük gelişmeler göstermiştir. Günümüz sporcuları ölçülebilir, değerlendirilebilir ve raporlanabilir sistemlerin içerisinde performans göstermektedir.

Neredeyse sıfıra yakın yanılma paylarıyla doğru bilgi ve analizler elde edilmektedir. Yapay zekânın bütün insanlığa olduğu gibi spor dallarına da büyük katkıları olacağını düşünüyorum.

Bugün sıfırdan başlasaydınız yine aynı yolu seçer miydiniz?

Kader kula ikramdır. Evet, seçerdim.

Önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmek istediğiniz en büyük proje nedir?

Kendim.

20 yaşındaki Emre Kosif’e tek bir tavsiye verecek olsanız ne söylerdiniz?

Daha çok oku ve daha çok çalış.

Füsun Saka

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Kalıplarla Yaşamak Büyük Çelişki

Kalıplarla yaşamak, belki de en büyük çelişkilerimizden biri. Bir yandan otomatik tepkilerimiz nedeniyle zihinsel olarak bizi zorlamayan bir durum; diğer yandan insanın kendi potansiyeline, yeniliklere

Savaşın toz dumanı dağılırken gerçekler

Savaşın toz dumanı dağılırken gerçeklerle yüzleşme paniği!.. Hemen herkes ‘İslamabad Mutabakat Zaptı’ imzalandığı andan itibaren bu ateşkesin çok kırılgan olabileceğini biliyordu. Birkaç gün sonra Hürmüz

Ege’nin Tuzlu Hafızasında Bir Yolculuk

Ege Denizi’nin kendine has bir sesi, bir çağrısı vardır. Bu ses, dalgaların kayalara çarpmasından ibaret değildir sadece; aynı zamanda geçmişin fısıltıları, yolculukların hatıraları ve paylaşılan

Hafızadan Geleceğe Tabaklar

Toprağın Hafızasıyla Şekillenen Geleceğin Tabakları Toprak, insanın en köklü hafızasıdır. Ailemin köklerinin uzandığı Kayseri Develi’ye ve bu topraklara her gelişim, bendeki kadim hafızayı tazeliyor. Geçtiğimiz

Sadece 5 Dakikada Adalet!

‘Bir elin nesi var, iki elin sesi var’, atalarımız bu sözü boşuna söylememiş. Tek bir çığlık bazen gürültüde kaybolup gider ama binlerce insan aynı anda

‘Güvenli limanlar’ sığınak değil!

Demek ki neymiş; ‘güvenli limanlar’ her fırtınada sığınak olmuyormuş! 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail saldırılarına, İran İslam Cumhuriyeti’nin karşılık olarak savaşı, Körfez ülkelerine yayma stratejisi

Babamı orada bıraktım, orada buluyorum

Aklımın yazdığını, yüreğim bozuyor bazen. Yalanlayıp, mahcup ettiği yok ama birilerinin gözüne gireceğim diye ışıltısı, perdahından vazgeçmeyen cümlelerin kibrine “yoldan çekil” deyiveriyor. Epeydir babasızlar zamanını

Geçmişten Geleceğe Ulaşan Evrensel İzler

Masaya gelen her tabak, aslında toprağın zamana yazdığı sessiz bir mektuptur; insanın coğrafyayla kurduğu en eski, en samimi diyalogdur. İçindeki her malzeme asırların birikimini bünyesinde

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,