Deli raporu yazarsa…

Bakırköy Akıl Hastanesi’nde bizim zamanımızın o meşhur Rodin’in Düşünen Heykeli önünde çektirdiğim fotoğraf beni yıllar öncesine götürdü. Tıp Fakültesi’nde İhsan Şükrü Aksel Hocamla son sınıfta staj yaptığım yıllardı. Öğrencilik yıllarının acemiliğiyle, akıl hastalarından ürkerdim. Oysa kim deli, kim akıllının ne kadar bilinmez olduğunu yıllar sonra anlayacakmışım. İşte bu konuda, üniversite yıllarımda tek bir gün öğrencisi olabilme mutluluğunu yakaladığım Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay Hocamızdan söz etmek istiyorum.

1953 Tıp mezunu olarak staj için Bakırköy Akıl Hastanesi’ne gitmeden önce, hocamız öğretim üyeliğini bıraktığı için, biz onun derslerine girme mutluluğuna eremedik. 1949 yılında Hocamız, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine getirildi. Ancak bu görevden önce, bir gün onun ders vereceğini duyunca, hepimiz Cerrahpaşa’daki anfide toplandık, anfi hınca hınç doluydu, merdivenlerde oturanlar oldu. Merakla bekliyorduk. Kısacık boyu, kocaman varlığıyla hocamız derse, yanında birisiyle geldi. Kısa bir konuşmadan sonra sözü, akıl hastası olduğunu belirttiği kişiye bıraktı. Hepimiz pür dikkat dinlemeye başladık. Gayet mantıklı, güzel konuşan bu kişi hakkında, aramızda fısıldaşmalar başladı. “Bunun neresi akıl hastası?”, “Hoca bize şaka yapıyor galiba”.

“Hepiniz biliyorsunuz ben bir peygamberim”

Konuşmanın sonunda,  kürsüde gayet aklı başında konuşan adam, birden “Hepiniz biliyorsunuz, ben peygamberim,” diye son noktayı koyunca, hocamızın bize unutulmaz bir ders verdiğini anladık. Onunla tek bir ders yaptım ve akıl hastalığına dair bu örneği hiç unutmadım.

O efsane bir hocaydı. 1924 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarını kuran Mazhar Osman’ın da öğrencisiydi. Tabii hocamıza dair anlatacak o kadar çok şey var ki, Vali olduğunda, masasını kapıdan özellikle uzaklaştırmış, kişi masasına gelene kadar, yüz ifadesinden, yürüyüşünden kişiliği hakkında fikir sahibi olmak için. Görevde olduğu dönemde esnafın yanında olmasıyla, Tanzim satış faaliyetlerini başlatması ve yaptırdığı okullarla tanındı. Ama onun en bilinen özelliği, dönemin Başbakanı Adnan Menderes’i eleştirdiği için, Menderes’in ona deli demesine karşılık verdiği cevaptır. Basın mensuplarını toplayıp şu açıklamada bulunmuş, “Onun bana deli demesi bir şey ifade etmez, ama ben onun hakkında bir deli raporu yazarsam, hayatı boyunca akıllı olduğuna kimseyi inandıramaz.”

Hocam Fahrettin Kerim Gökay,  “mini mini valimiz, ne olacak halimiz?” diye bir tekerleme ile de anılırdı. Kendimi hocalarımdan dolayı hep çok şanslı hissettim. Bunu daha önceki yazılarımda da belirttim. Ama hocam Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın o tek dersini hiç unutmadım. Gerçekten akıllı sandığımız deliler ve deli sandığımız akıllılar öylesine çok ki…

Dr. Mürüvvet Türkili

Paylaş

Son Yazılanlar

Ve kedilerin sessiz tanıklığı…

Bahanelerin arkasına gizlenen hayatlar ve kedilerin sessiz tanıklığı… ​İnsanoğlu; kendini korumak, konfor alanından uzaklaşmamak ve rahatını bozmamak için tarihin en güçlü, en aşılmaz kalkanını icat

Hititlerin Başkenti Çorum Unesco Yolunda

Ateş, insanlık tarihinin en eski ve en güçlü bağlayıcı unsurudur. İlk ateş yakıldığında sadece ham maddeler pişmedi. İnsanı bir araya getiren topluluklar, köklü sosyal bağlar,

Bir türlü yetişkin olamayan toplumuz

Çocukluk ve gençlikte büyüyüp yetişkin olmak çok uzak geliyor. Büyüyünce yaparım dediğiniz ve yapmak istediğiniz çok fazla şey oluyor. Ama o uzak gelen yetişkinliğe o

Üretimin Yavaş Manifestosu Dokuma

İstanbul’un güncel sanat sahnesinde farklı disiplinleri ortak bir düşünsel zeminde buluşturan Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, 42 Maslak ArtPlatform’da sanatseverlerle buluşuyor. Esmer

Mafyayı Mevlana ile soslamak!

Oyunculuğunu çok sevdiğim Elçin Sangu’nun başrolde olduğunu görünce, büyük bir hevesle Netflix’in başına geçip ‘Uykucu’ filmini açtım. Fakat daha ilk sahnelerden itibaren karşımda ne amaçla

Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı

Masanın Üzerindeki Süper Bilgisayar: Nvidia Spark ve PC Dünyasının Yeni Şafağı Teknoloji dünyası, belirli aralıklarla kabuk değiştirir. Hatırlarsanız, Avrupa’daki batarya hamlesi sadece elektrikli araçları değil,