Saçlarınız günde 100 tel dökülüyorsa!

Saçlarınız gerçekten de günde 100’den fazla dökülüyor mu? Bu tabii ki çok önemli bir sorun. Ancak, günümüzde bu problemin çözümü var. Dönemsel ya da bazı sağlık sorunları nedeni ile saç dökülmeleri ile karşı karşıya kalabiliriz. Hem kadın hem de erkeklerde görülebilen saç dökülme problemi tedavi edilmediği takdirde kişiyi birçok açıdan olumsuz yönde etkileyebilir.
 
Çok fazla fön ve sprey saçı etkiliyor

Dr. Sevgi Ekiyor, saç bakımı, saç dökülmesi ve tedavileri hakkında önemli bilgiler paylaştı.Sıcaklık, soğuk havalar, güneş görme oranı ve kuru havalar dönemsel olarak saç dökülmelerini etkileyebilir. Dolayısıyla kış aylarında maruz kalınan kuru ve soğuk havalar sebebiyle saç dökülmelerinde bir artış gözlemlenebiliyor. Su kaynağındaki değişiklikler suyun içeriğindeki mineral miktarını etkilediği için aslında seyahat ettiğimizde bile dönemsel saç dökülmeleri yaşayabiliyoruz. Çok fazla fön çekilmesi, sprey kullanılması ya da saçlara uygulanan dip boyaları da saç dökülmesini etkileyen dış faktörler arasında yer alıyor. Ancak bu dış faktörler dışında dökülme görülen, günde 100 adetten fazla saç kaybı yaşayıp patolojik bir tanı alan kişilerde sağlık sorunları gözlemleniyor. Tiroid, demir eksikliği, B12 anemisi gibi hastalıklar saç dökülmesine sebebiyet verebilir. Bu neden ile vitamin ve mineraller saç açısından oldukça önem taşır. Bunun dışında sebebi bilinmeyen ya da genetik faktör taşıyan saç dökülmeleri de görülebilmektedir. ”Saç dökülmesinin nedenleri” bu neden ile oldukça geniş bir konudur.

25-45 yaş arasında dökülme artıyor

Saç dökülmeleri 25-45 yaş arasında atak bir şekilde hareket eder. Bu dönemler hem daha stresli hem de daha yoğun çalışılan dönemlerdir. Üstelik bu dönemlerde vitamin ve mineral ihtiyaçlarının karşılanması da oldukça önemlidir. Erkeklerde ve kadınlarda görülen saç dökülme tipleri birbirinden farklılık gösteriyor. Saçta aralıklı bir şekilde görülen dökülme genellikle kadın tipi; avuç içimizi kafamızın üzerine koyduğumuzda kapsadığı alanda önde ve arkada görülen dökülmeler ise erkek tipi olarak nitelendirilir. Erkek tipi saç dökülme şeklinde genetik faktörler de büyük önem taşır. Ailede görülen erkek tipi saç dökülme, kişiyi %35-37 oranında etkileyebilir.

Saç tedavileri

Saç botoxu, saç dolgusu, saç GRPsi, saç mezoterapisi, saç aşısı, saç kök hücre tedavisi ve saç ekimi olarak çeşitlenir. Tedavi yöntemi vakaya göre belirlenir. Eğer saçlarınızda ara ara görülen bir seyrelme varsa, tek seanslık kök hücre tedavileri saç dökülmenizi durduran bir yöntem olacaktır. Ancak saçlarınızın yapısında ciddi bir kuruma ya da bir incelme varsa kök hücre tedavisinin yanında mezoterapi tedavilerinden de yararlanabiliriz. Kadın tipi dökülmelerde, yağ kök hücresi ve saçın kendi kök hücresini birleştiren yöntemi daha çok tercih ediyorum. Daha güçlü sonuçlar almak için tedaviyi GRP ve mezoterapiler ile destekleyebiliyorum. Tedavilerde asıl amaç folikül hücrelerinde canlanma sağlanmaktır. Eğer kişi saç ekimi tedavisine ihtiyaç duyuyorsa, saç kök hücre tedavisine mutlaka başvurmalıdır.

Saç dökülmelerini tedavi eden kök hücre tedavileri

Tedavi sonuçlarını 4. ayda göstermeye başlar. 4. ayda kafa derisinde ”baby hair” dediğimiz, yeni saçlar çıkmaya başlar. Oluşan yeni saçlar 7. aya kadar uzar ve güçlenir. 7 ila 12 ay arasında ise gelişimini tamamlar. Dolayısıyla 4. ayda yapılan kontrol ile tedaviden alacağımız fayda belli olacaktır. 4. ayda karşılaştığımız sonuçlara göre ikinci bir seans ya da farklı tedaviler ile destekleme gibi yollar izleyebiliriz.

Saç diplerinizde kabuklanma, kaşıntı ve kızarıklık varsa dermatologlara ya da bu işle ilgilinen medikal estetik doktorlara danışarak tedavilerinize başlayabilirsiniz. Örneğin seboreik dermatit, sedef ya da alerjik dermatit görülen hastalarımı öncelikle bir detox programına alıp; vücutlarındaki vitamin, mineral, enzim ve ağır metalleri gözlemlediğim bir protokol ile hastalarımı gözlemliyorum. Sorunu gözlemleyip, saç derisini rahatlattıktan sonra saç dökülmesini tedavi eden diğer yöntemlere başvuruyorum.

Dr. Sevgi EKİYOR

Paylaş

Son Yazılanlar

Toprağın Fısıldadığı Sofralar

Bir tabağın önümüze geliş anı, görünenden çok daha derin bir zamanın eşiğidir aslında. İnsan, lezzeti ararken çoğu zaman sadece damağını değil, çocukluğundan süzülüp gelen bir

Bilimin, sanatın ışığında Foça’da Tatil

Bilimin, sanatın, kültürün ışığında Foça’da kısa bir tatil fena mı olur? Sanat, kültür, bilim insanlığın birikiminin taşıyıcıları… Bunları yok edemeyen ama yok olması için elinden

Hayvanlara şiddetin sonucundaki felaketler

Son günlerde kamuoyunu sarsan, şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili iddialar ve hazırlanan iddianamedeki kan donduran detaylar, hepimizin içini bir kez daha sızlattı. Olayın adli boyutu ve

İnsanı Kendine Bağlayan Adalar

Yaz ayları benim için deniz kokulu günler, susmayan cırcır böcekleri, denizin içinde batan güneş, karpuz -peynir ve dondurma demekti. Küçüklüğümde Marmara denizi ve Adaları vardı.

Hayvanlara saygı seçimlerle başlıyor

Hayvan refahı, sürdürülebilirlik ve bilinçli tüketim, bugün farklı sektörlerde faaliyet gösteren markaların ortak gündemlerinden biri haline geliyor. Moda markası Save The Duck ile evcil hayvanların

“Yüz yaşına ulaşmanın sırrı mikrobiyota”

“Yüz yaşına ulaşmanın sırrı tek bir bakteri değil, güçlü bir mikrobiyotadır” 2004 yılında Belçika’da bir laboratuvarda bağırsak mukozasının en dip katmanlarında yaşayan, daha önce kimsenin

Marmara Depremi Hakkında Ne Biliyoruz?

17 Ağustos 1999… Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük felaketlerden birinin üzerinden 27 yıl geçti. On binlerce insanın hayatını kaybettiği Marmara Depremi, yalnızca büyük bir yıkım

Önceki zamanın tüm hasatları bitmiş

Çöl… Sağıma-soluma benden eksilenleri; birkaç çağın uykusunu, kimi vaktin gafletinde yitirilenleri,  gecikmeleri, ertelemeleri eklemeye çalışıyor, bir tohumun umudu ile gözümü açıp, beni tutacak bir köke

Tabaktaki Doğu Ve Ege Dengesi

Ege’de yaz mevsimi, çoğunlukla yüksek sesli müzikler ve gösterişli sunumlarla tanımlanır. Ancak Bodrum’un Tilkicik Koyu’na doğru uzandığınızda, bu hırslı kalabalıktan sıyrılan sakin bir sığınakla karşılaşırsınız:

Ateşin Karşısında Filizlenen Bir Gelecek

Mutfak, insanoğlunun sadece fiziki gereksinimlerini karşılamak için sığındığı bir mekân değildir. Mutfak; toprağın, emeğin, kültürün ve insani değerlerin harmanlandığı sessiz bir mabettir. Tencerenin kaynamasında, tavanın