Yıl sonu defter kapanışları

Muhasebeci olarak başladığım iş yaşantımda yıl sonları hep çok önemliydi. Tüm hesapları tek tek kontrol eder karşılıklı mutabakata varılması gerekirdi. Küsuratlar kapatılır sıkıntılı olanlar farklı hesaplara kaydedilir. Alınması verilmesi şart olan borçlar alacaklar yerli yerine oturtulmaya çalışılırdı.

Safralardan arındırılmış bir mizan oluşturmak bunu matematiksel düzlemde yapıyor gibi görünsek de içinde insanlarla iletişimin olduğu hem de çok yoğun bir telefon trafiğinin yaşandığı üç dört haftalık süreçler olurdu.

Alacaklı olduğumuz ama artık ödeyeceğinden umudu kestiğimiz olduğumuz kişi ya da firmalar ilahi adalete teslim edilir, farklı bir hesaba kaydedilir ve hayatımızdan çıkartılırdı.

Hesap hataları yapılmışsa karşılıklı konuşularak doğrusu bulunur ve bir düzen kurulurdu.

Bu çalışmalar, eski yılın tüm karışıklıklıkların giderildiği, doğrunun, haklının bulunduğu ve tertemiz beyaz bir sayfanın açıldığı yeni yıl sabahına hazırlıklardı.

Yapabilir misiniz? Bu anlattıklarımı özellikle 13 Aralık çarşamba gününün ilk saatlerinde doğacak yeniaya kadar ama sonrasında merkürün retrosu boyunca tüm Aralık ayında yapabiir misiniz?

Bakış açınızı değiştirin

Yeni ay Yay burcunda doğacağı gün, Merkür’ün durağan pozisyonu ile yeni bir şeye başlamak için ‘dur napıyorsun önce bir toparlan’ dediği de birgün.  Ama yılın en karanlık gününe doğru ilerlerken, hayata iyimser bakabilmenin, pozitif yaklaşabilmenin burcu olan Yay burcundaki bu Yeni ay ile bakış açınızı genişletebilir veya farklı bir koltuktan hayatı seyretmeyi tecrübe edebilirsiniz.

Bugüne kadar yaptıklarınızla birlikte yap(a)madıklarınızı ama niyetlendiklerinizi listelemek iyi olabilir bu hafta. Yollar bulunabilir, kararlar alınabilir,  yöntemler belirlenebilir. Seçeneklerin tek değil de sonsuz sayıda olduğu farkedilebilir.

Zihin biraz tutarsız ve dağınık olabilir, söylenenler, konuşulanlar, yazılanlar, okuduklarınızın ne olduğu her zamankinden daha önemli ve üzerinde durulması gerekli bu hafta. Merkür sınırdışı olduğundan ve tam da retroya girdiği zamanlamada bu etkiyi daha da çok göstereceğinden toparlamak kolay olmasa da yapılacaklar listesinin sırayla üzerinden geçebilirsiniz.

Işık her gün doğuyor

Işığın her sabah doğduğu bir dünya hayatında yaşıyoruz. Bazen gecenin karanlığı çok uzunmuş gibi gelse de biz o geceyi üretebildiğimiz ışıkla da aydınlatabiliyoruz. Bu ışığı içsel düşüncelerinize çevirebildiğinizde ve geçmişin üzerine çekilmesi gereken süngerleri elinize alabildiğinizde tüm karmaşıklıkların da temizlenmesi ve ortalığın ışıl ışıl olması mümkün.

Yeni ayın ışıklarını görebileceğimiz Perşembe günü, tecrübelerin öğretmenimiz olduğunu, değişim ve ilerlemenin yolunun bilgiye ve deneyime açık olmaktan geçtiğini anlayabilir ve  henüz somut adımlar atmasak bile, irade göstererek, disiplinli bir yol haritası çizerek kararlarımızı değerlendirebiliriz.

Kendimizi yapılandırmak için safraları atmak gerektiğini anladığımızda işler kolaylaşacaktır. Özdeğer ve özgüven kavramlarının ve maddi tüm kaynaklarımızın ne olduğunu ve tüm bu değerlerle ne yapabileceğimizi hayatımızın ne kadarını kapladığını bizi huzurlu ve mutlu hissettirip hissettirmediğini de düşünebiliriz.

Haklı olmakla mutlu olmak arasındaki fedakarlık ve iyiniyet çizgisini iyi çizmek gerekiyor. Kendinizle ve hayatla tartışmadığınız bir noktaya gelmenin yollarını aramakla alakalı bir hafta yaşayacakmışız gibi görünüyor.

Umarım her birimiz istediğimiz cevaplara ulaşabiliriz. Ve gerçekten hayatımıza karmaşıklık ve belirsizlik yaratan muhasebe hesaplarını kapatıp geride bırakabiliriz.

Sevgiyle…

Gülbin Tomris

Paylaş

Son Yazılanlar

Teknoloji şirketleri doğa dostu olabilecek mi?

Yüksek teknoloji günlük yaşamın her alanına nüfuz ediyor. Blockchain uygulamaları, kuantum bilgisayarlar ve yapay zekâyla bilişim teknolojilerinin sıçrama yaptığı bir dönemdeyiz. Bu hızlı dönüşüm müthiş

Modern Sofraların Unuttuğu Lezzet

Ramazan ayının ruhu, sadece gün boyu süren bir dinginlikte değil, akşamın yaklaşmasıyla birlikte mutfaklardan süzülen o eşsiz kokularda da gizlidir. İftar saati yaklaştıkça şehir susar,

Mavi Vatan’ın Sessiz Çığlığı

Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bu cümle, ilkokul sıralarından itibaren zihnimize kazınan coğrafi bir bilgiden çok daha fazlasını ifade eder aslında. Bizim için

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor

Türkiye’de Nüfus Dengesi Değişiyor: Doğurganlıkta Yeni Dönem Türkiye’de doğum oranları uzun süredir devam eden düşüş eğilimini 2024’te daha da derinleştirdi. Toplam doğurganlık hızının 1,48’e gerilemesiyle

Açlık Bizi Arındırır mı?

Ramazan ayı geldi. Yine aynı tartışmalar: ‘Oruç neyi bozar, neyi bozmaz?’ Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor: Oruç neyi düzeltir? Bir ay boyunca aç kalıyoruz.

Ağırlama Dünyasında Dönüşüm

Antalya’nın dingin bir Şubat sabahında, NEST Kongre Merkezi’ne girdiğimde sadece bir etkinlik alanına değil, sektörün geleceğinin ilmek ilmek işlendiği canlı bir yapıya adım attığımı hissettim.

İki Damla Yaş ve Gözlerde Mahcubiyet

Dost sohbetlerimizin birinde, biraz yaşımıza dokundurmak, biraz da miskin ortamı dürtme fırsatını kaçırmayacak bir dost, ‘durduk yerde gözlerinin yaşarmasından’ yakındı. Olmadık yerde demek istedi daha