İtaat etme, şikayet et!

Bir gün bir dost masasında, eşim ve ben tatlı sert tartışıyorduk, bunu gören bir dostumuz eşime, “İtaat et, rahat et” demişti... Ve tabi ki bu kadim söz, ilk kez duyan beni benden almıştı. Evet itaat...
Devamını oku

“Yüzleşme” kurumsal bir hafıza yoklaması

Yüzleşmek… Bu hayattaki en büyük, en zor bir o kadar da ayakları yere en sağlam basan kelime… Kolay telaffuz edilse de, iş uygulamaya geldiğinde insanı en büyük düşmanı olan kendi ile karşı karşıya getiren, hayat...
Devamını oku

Çağır arkadaşlarını, yazacağım işte

Kıskandım mı? Evet, hem de nasıl. Ben burada göbeğimi büyütürken, Japonya’da bir kedi kitap yazmış. Hem de öyle böyle değil. “Ben bir kediyim” isimli bir kitap. 576 sayfa. Kitap ne mi anlatıyor? Sevilmeyen, istenmeyen bir...
Devamını oku

İçimdeki hislerin en ham halini müzikle anlatıyorum

24 yıllık gazeteci Erdal Kaplanseren, pandemi döneminde hayatının rotasını müziğe çevirdi. “Kendimi yazarak, konuşarak ifade ediyorum ama içimdeki hislerin en ham halini müzikle anlatıyorum” diyen gazeteci ile müziğini konuştuk... “İstanbul” adını verdiğin bir albüm çıkardın....
Devamını oku

Kemik sağlığı nasıl korunur ve güçlendirilir?

Diyetisyenseniz danışanınızın sizin için en önemli bilgilerinden biri de boy bilgisi oluyor. Çünkü oranlama ve yüzdesel hesaplama yaparken boy faktörü önemli bir dilimi oluşturuyor.  Anamnez sırasında geçen diyaloglar arasında en sempatik cümlelerden biri de 20’li...
Devamını oku

Dağ Gorilleriyle Randevu

Büyük Yarık Vadisi üzerine kaleme almış olduğum bir önceki yazımda, Uganda, Kongo ve Ruanda’nın kesiştiği noktada yer alan, Virunga Volkanik Sıradağları’ndan ve bu bölgeye özgü endemik dağ gorillerinden kısaca bahsetmiştim. Afrika’da beni en çok etkileyen...
Devamını oku

Aşk hormonu oksitosinin terapötik etkisi

oksitosinSevdiğinizin gözlerine bakmak sadece romantik değil; aynı zamanda erken bağlanma dönemini taklit ederek, beyni ve bedenini bütünüyle değişime uğratabiliyor. Araştırmacılar dokunma ve sarılmayla salgılanan beyin hormonunun; şizofreni, sosyal anksiyete ve başka bozuklukların tedavisinde fayda sağlayıp sağlamayacağını araştırıyor..
UCSD’den klinik psikiyatri profesörü Kai MacDonald’ın açıklamasına göre, oksitosin hormonu anne-çocuk, kadın-erkek, artmış paternal-çocuk ilişkisi ve bazı kemirgenlerdeki monogamik ilişki tarzları dahil, ikili yakın ilişkilerle bağlantılandırılıyor.

İnsanların cinsel yanıt döngüsünde rol oynuyor

Oksitosin sarılma ve hoşa giden fiziksel temas sırasında salgılanıyor ve insanların cinsel yanıt döngüsünde rol oynuyor. Muhtemelen oksitosin önemli emosyonel uyaranları işlemden geçiren amigdalanın ateşlemesini değiştiriyor. Yüz ifadeleri aracılığıyla sosyal tanımayla ilişkili beyin sinyallerini değişime uğratıyor. Bu açıdan, oksitosin toplumsal davranışının etkili bir mediatörü olabilir.

Aşk hormonu oksitosin

“Oksitosinin kimi zaman “aşk hormonu” olarak adlandırılmasının sebebi bu” diyor MacDonald. “Gözlerin ruhun aynası olduğu söylenir…esasen gözler emosyonel beynimizi yansıtan aynalardır. Oksitosin göz teması kurmada etkili oluyor. Göz temasının yakın emosyonel iletişimde (sevgi, korku, güven, anksiyete dahil) kilit rol oynadığını biliyoruz.”

Oksitosin kullanımı psikiyatrik sorunlarda etkili olabilir

“Şizofren veya otistik kişiler çok defa göz göze bakışmaktan kaçınır. Daha ilgisiz yüz bölgelerine odaklanır ve anlamlı sosyal temastan uzak dururlar”. UCSD araştırmacılarının kuramına göre, oksitosin kullanımı şizofreni ve anksiyete hastalarının beyinlerinde etkili olabilir ve nihayetinde hastanın hayatındaki önemli kişilerle emosyonel temas düzeyini arttırabilir, hastayla doktor arasındaki güven ilişkisini pekiştirebilir.”

Güveni artırıyor

“Sağlıklı kişiler üzerinde yapılan önceki çalışmalarda oksitosinin intranazal (Burundan uygulanan) dozlarının korkuda rol oynayan beyin devrelerinin aktivasyonunu azalttığı, göz teması kurma düzeyini artırdığı ve güven ile cömertliği körüklediği ortaya kondu. İlginç bir şekilde, oksitosin verilen kişiler eskisinden farklı hissetmediklerini belirtiyor, fakat artık daha farklı davranıyorlar.” Dokunma veya sarılmayla salgılanan bu hormon, beyin sinyallerini değiştirebiliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: