Doğru beslenerek Glakom’u önleyin

İleri yaşta görme kayıplarına neden olduğu bilinen ve halk arasında göz tansiyonu olarak adlandırılan “Glokom”, kırk yaş üzerindeki her 40 kişiden 1’ini etkiliyor. Sinsi ilerleyen bu hastalık, nüksettiği zaman her 10 kişiden 1’inde körlüğe neden oluyor. Göz sinirini tutan Glokom, erken teşhis ve sağlıklı beslenme ile önlenebiliyor.

Yükselen göz içi basıncının, görme sinirini tahrip etmesiyle başlayan Glokom, erken fark edilmemesi durumunda geri dönüşü olmayan görme kayıplarına ve hatta körlüğe sebep oluyor. Uzmanlar, gözde görme kaybı oluştuktan sonra geriye dönüş olmadığı için, glokomun erken teşhisinin oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Hastalığın başlangıç döneminde anlaşılamadığı için uzun zaman içinde görme siniri yıpranmaya uğruyor. Bu yıpranma durumu hasta tarafından fark edildiğinde ise gözde meydana gelen hasar, onarılamaz düzeye ulaşabiliyor. Sabri Ülker Vakfı, glokom konusunda alınması gereken önlemleri sıralıyor.

Orta yaşı geçenler dikkatli olsun

35 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom geçmişi bulunanlar, sigara kullananlar, diyabet hastaları, şiddetli kansızlık hastalığı veya şok geçirmiş olanlar, hipertansiyon hastaları, yüksek derecede miyopisi veya hipermetropisi olanlar, uzun süre kortizon tedavisi görenler, migren ile mücadele edenler ve göz yaralanmasına maruz kalanların glokom açısından yüksek riski bulunuyor.

Ne kadar antioksidan, o kadar güçlü göz sağlığı!

Antioksidan kaynağı zengin besinleri tüketmek göz sağlığına olumlu etki sunuyor. Amerikan Optometrik Derneği’nin göz sağlığı için önerdiği antioksidan kaynağı 5 bileşen şöyle:

Karotenoidlerden; Lutein ve Zeaksantin

Yapılan birçok araştırma, lutein ve zeaksantin’in kronik göz hastalıkları riskini azalttığını gösteriyor. Yapılan çalışmalar yüksek lutein ve zeaksantin alan kişilerin yeni katarakt geliştirme riskinin düşük olduğunu ortaya kouyuyor Koyu yeşil yapraklı sebzeler, lahana, bürüksel lahanası, kabak, brokoli, mısır, bezelye, bal kabağı, Trabzon hurması, muşmula, portakal, mandalina gibi diğer renkli meyve ve sebzeler göz sağlığı için faydalı birincil kaynaklar arasında yer alıyor.

C vitamini

Bilimsel kanıtlar, C vitamininin katarakt geliştirme riskini azalttığını ve diğer temel besinlerle birlikte alındığında, yaşa bağlı makula dejenerasyonunu ve görme keskinliği kaybının ilerlemesini yavaşlatabileceğini açıklıyor. Göz sağlığını desteklemek için günlük olarak C vitamini içeren portakal, mandalina, limon, greyfurt, çilek, böğürtlen, kivi, papaya, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yeşil biber ve domates gibi besinleri tüketmek oldukça önemli.

E vitamini

Göz hücrelerini korumada oldukça etkili rol oynayan E vitamininin besin kaynakları arasında; bitkisel yağlar, fındık, antep fıstığı, ceviz, badem başta olmak üzere; sert kabuklu kuru yemişler, buğday tohumu ve tam buğday ve rüşeym katkılı undan yapılmış besinler bulunuyor.

Esansiyel yağ asitleri

Omega-3 yağ asitleri, uygun görsel gelişim ve retina fonksiyonu için büyük önem taşıyor. Prematüre ve zamanında doğan bebeklerde yapılan araştırmalar, optimal görsel gelişim için diyette yeterli miktarda omega-3 yağ asidi almanın gerekli olduğunu gösteriyor. Somon, ton balığı, hamsi, istavrit, barbun, mezgit, levrek ve diğer soğuk su balıkları, en iyi omega-3 yağ asitleri kaynakları arasında yer alıyor. Bu besinler aynı zamanda iltihaplanmayı azaltmaya, gözyaşı üretimini artırmaya ve gözün yağlı dış katmanını desteklemeye de yardımcı oluyor.

Çinko

Çinko, gözlerde koruyucu bir pigment olan melanin üretimi için karaciğerden retinaya A vitamini taşımada hayati bir rol oynuyor. Zayıf gece görüşü ve bulutlu katarakt gibi görme bozuklukları, çinko eksikliği ile ilişkilendiriliyor. Çinkonun besin kaynakları arasında kırmızı et, balık ve deniz ürünleri, fındık, ceviz, antep fıstığı gibi sert kabuklu kuruyemişler yer alıyor.

 

Paylaş

Son Yazılanlar

Avrupa’da Batarya Devrimi Başlıyor

Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa bir güç yatıyor: Bataryalar. Eskiden sadece kumandalarımızda veya telefonlarımızda dert

12 Bin Yıllık Hafızanın Gelecek Yolculuğu

Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski ve en anlamlı sofralarından birinin gelecek yolculuğuna tanıklık ettim. Şanlıurfa,

Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli?

Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler, toplum olarak uzun süredir görmezden geldiğimiz bir gerçeği yüzümüze sert bir şekilde çarpıyor: Okul baskınları, öğrenciler arasında organize

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,

Sürrealist Bir Pazar Günü

Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine, başka bir perdeyle açılış yapan gongudur. Bıktırıcı, hıçkırıktan farksız gün

Mavi Ve Yeşil Arasında Gastronomi Senfonisi

Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca bir coğrafi koordinat değil; binlerce yıllık bir anlatının mutfaktaki estetik

Bir Davet, Bir Şehir, Bir Dönüşüm

Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi ve kendini yeniden anlatma cesareti var. Her tabakta geçmişle gelecek