Meme operasyonunda akla takılanlar

Pandemiyle birlikte kişilerin kendilerine ilişkin yaptırmak istedikleri değişiklikler ön plana çıkarken, estetik ameliyatların oranları da arttı. Önümüzdeki ayların yaz olması kadınların meme ameliyatlarına yönelmesine neden oluyor. Meme büyültme, küçültme, dikleştirme de sık görülen estetik operasyonlardan biri. Aslında, meme küçültme sadece estetik değil, bazı durumlarda sağlık için de gerekli bir operasyon denilebilir.

Meme büyüklüğü zarar veriyor

Meme büyüklüğüne bağlı olarak hastalarda kamburlaşma, (omurga yapısında bozulma ) omuzlarda, boyunda, sırtta ağrı ,meme altlarında terlemeye bağlı hijyen problemleri görülüyor. Küçültme operasyonları, hastaya hem fizyolojik rahatlama, hem de estetik görünüm sağlanır.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doktor, Öğretim Üyesi Çiğdem Karadağ Sarı  meme estetiğiyle ilgili en çok merak edilen konuları açıkladı.

Meme operasyonu bireye özgün olmalı

Öncelikle meme operasyonlarında bireye özgün olmanın önemine değinen, sonuçların da kişiye göre değişeceğini vurgulayan Sarı, her bir bireyin vücut yapısı, dokusu, yara iyileşme potansiyeli ve çevresel faktörler nedeniyle ameliyata verdiği cevabın farklı olduğunu söylüyor.

İki ay sonra spora başlanabilir

Meme operasyonu  sonrası emzirme, spora başlama gibi faaliyetler de merak edilen konulardan biri. Operasyon, annenin emzirmesini etkilemiyor. Spora başlamada ise öngörülen süre implantın kasın altına yerleştirilmesine göre değişiyor. implant kas altına yerleştirilmişse iki ay sonra zorlamayacak şekilde spora başlanabilir. Kas üstü protez yerleşiminde ise bu süre daha kısa. Kişi bir ay sonra spora başlayabilir.

Emzirme tekrar sarkmaya neden olabilir

Meme dikleştirme operasyonlarında da akla takılan soru tekrar sarkma olup olmayacağı. Bu durumu kişinin cilt yapısı, doku ve esneklik belirlerken, hamile kalınması durumunda emzirmeyle birlikte sarkma kaçınılmaz.

Paylaş

Son Yazılanlar

Avrupa’da Batarya Devrimi Başlıyor

Dünya, fosil yakıtlardan arındırılmış bir geleceğe doğru hızla ilerlerken, bu dönüşümün kalbinde sessiz ama devasa bir güç yatıyor: Bataryalar. Eskiden sadece kumandalarımızda veya telefonlarımızda dert

12 Bin Yıllık Hafızanın Gelecek Yolculuğu

Tersane İstanbul’un Haliç’e bakan o sakin ama vakur atmosferinde, geçtiğimiz günlerde insanlık tarihinin en eski ve en anlamlı sofralarından birinin gelecek yolculuğuna tanıklık ettim. Şanlıurfa,

Gençler Neden Bu Kadar Öfkeli?

Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen haberler, toplum olarak uzun süredir görmezden geldiğimiz bir gerçeği yüzümüze sert bir şekilde çarpıyor: Okul baskınları, öğrenciler arasında organize

Tabağın Görünmeyen Yüzü İle Yüzleşebilmek

Yemeğin sadece biyolojik bir ihtiyaç olduğunu düşünmek, büyük bir yanılgıdır. Tabağımıza gelen her lokma, aslında binlerce yıllık bir hiyerarşinin, ekonomik dengelerin ve sosyal mücadelelerin sessiz

Bu Dünya Sadece Bize Ait Değil…

​İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye genelinde sahipsiz sokak hayvanlarının büyük bir kısmı toplandı; 51 ilde bu süreç tamamlanırken, büyükşehirlerde oran yüzde 64’e ulaştı. Rakamlar büyük,

Sürrealist Bir Pazar Günü

Pazar haftanın en güzel günüdür. Geride kalan günlerin esaretine bir günlük salıverilmedir. Dünyanın bıkkın seyrine, başka bir perdeyle açılış yapan gongudur. Bıktırıcı, hıçkırıktan farksız gün

Mavi Ve Yeşil Arasında Gastronomi Senfonisi

Karadeniz’in hırçın mavisiyle uysal yeşilinin birleştiği o büyülü eşikte, Doğu Karadeniz’in giriş kapısı Ordu, yalnızca bir coğrafi koordinat değil; binlerce yıllık bir anlatının mutfaktaki estetik

Bir Davet, Bir Şehir, Bir Dönüşüm

Adana’da karnavalın ötesinde, lezzetle kurulan bir hikâyenin içinden geçiyoruz. Bu hikâyede şehrin hafızası, üretme biçimi ve kendini yeniden anlatma cesareti var. Her tabakta geçmişle gelecek