Hayatı, aşkları ve sofrası ile Honoré de Balzac

   Yayınlanmış  yüzlerce  roman, hikaye, inceleme, makalesi var. Tamamlanmamışların sayısı bile 50’yi aşıyor. Fransız Edebiyatının hızlı yazan, hızlı yaşayan, yazık ki genç ölen efsane yazarı Honore de Balzac Pek çok meslek denemiş. Başta romancı, gazeteci,...
Devamını oku

Karbonat kanseri önlüyor mu?

Hastaneler dolu. Hekimlerin hastalara ayıracak zamanı giderek kısalıyor. Hasta veya yakınları, hekimlerin kendilerine ayırabildiği yetersiz zamandan, üstün körü muayeneden,çaresizliğin yarattığı tahripkar öfkeden dolayı sağlık personeline şiddet uyguluyor. Başta hekimler olmak üzere tüm sağlık personeli her...
Devamını oku

Deniz kıyısında bir aile oteli Villa Kore

Çoğumuz tatil planlarını tamamladı, bavullarını hazırladı bile. Kimimiz kendi yazlığında dinlenme planları yaparken, kimilerimiz büyük otellerde odalarını ayırtıyor bugünlerde. Butik oteller de değişik tatil konseptleri arasında öne çıkan, dikkat çeken seçeneklerden. Uzun yıllardır butik otel...
Devamını oku

2022 yazında bu kokteylleri içeceğiz

Bugün hava çok sıcaktı... Akşam üzeri gittiğiniz mekanda kendinize serin bir kokteyl ısmarlayıp, biraz keyif yaparken hiç düşündünüz mü? Elinizdeki içkinin oluşum süreci, adı, arka planı nasıldır acaba? Kokteyl, sadece kokteyl değil. İçkinizi yudumladığınız mekanın...
Devamını oku

“Nerede bir dışlama var, ben kaplan kesiliyorum”

  Ayşegül Selenga Taşkent, benim gibi tesadüf eseri tanışırsanız onunla, heyecanını, ses tonundan ve kendinden emin konuşmasından hemen fark edip, takılırsınız bu devrimci ruhun peşine. Çünkü o, kamerasını yüreğine yerleştirmiş bir yönetmen. Nerede bir haksızlık...
Devamını oku

Üretimde yalnız olduğum günler terapi gibi

“Konfor alanından çıkıp hayallerinin peşinden gidebilmek…” Ne kadar ulaşılmaz bir fantezi gibi duruyor değil mi? Hem hayalindeki işi yapacaksın hem para kazanacaksın bu ne güzel bir rüya olmalı… Üstelik, yıllardır da bir holdingde yönetici olarak çalışıp iyi de para kazanırken kuracaksın bu hayali. Sonra işini bırakacaksın ve neyi seviyorsan onun peşinden gideceksin. Sezen Enderoğlu işte tam da bunu yapmış genç bir sanatçı. Cesur, yaratıcı, inatçı, kendine inanan biri. 14 yıl bir şirkette üst düzey yöneticilik yapan Enderoğlu önce fotoğrafa gönül veriyor sonra da seramiğe… Kiana Home markasını yaratan sanatçı ile yaşadığı süreci konuştuk.

Stres altınca hayatıma farklı bir yön verdim 

 Beyaz yakalı bir yönetici uzun yıllar bir şirkette çalıştıktan sonra kendi hayallerinin peşinden gitmeye nasıl karar verdi?

Değişim hissiyatının geldiği dönem çalıştığım şirkette de sürekli yönetim ve işleyiş değişiklikleri oluyordu. Stresin arttığı, işten duyduğum tatminin azaldığı zamanlardı. Üzerine bir de stres kaynaklı fiziksel rahatsızlıklar yaşamaya başlayınca hayatıma farklı bir yön vermem gerektiğini anladım. Daha yavaş yaşamak ve inandığım, keyif aldığım işler yapmak istiyordum. Fotoğraf zaten uzun yıllar hayatımda olduğu için en görünür yeni yol o oldu.

Fotoğraf ve seramik hayatını kazandığın alanlar oldu. Biraz zorluklarından bahseder misin?

Fotoğraf projelerimde sanat yönetmenliği, prodüksiyon ve styling adımlarını da ben üstleniyorum. İşin farklı durması için detaylar üzerine çok kafa yoruyorum. Yani müşterinin 1 günlük çekim gibi gördüğü bir işin arkasında aslında günlerimi alan ciddi bir emek var. Bu emeği anlayan ve iyi fotoğrafların markasına katacağı değeri bilen müşterileri bulmak zor olabiliyor.

Seramik de çok emek yoğun bir iş, bir ürünün çamurdan bitmiş ürüne dönüşmesi 7-10 gün. Üstelik son pişirimden sağlam çıkacağı da garanti değil. Sabretmek, hayal kırıklığına ve yeniden başlamaya hazır olmak gerekiyor. Ticari bir marka olmak ve geçim sağlayan bir işe dönüştürmek için ise ölçek büyütmek şart. Bu anlamda da ekipman yatırımı ve ekip oluşturacak bir finansal güce ihtiyaç var. Genelde malzemeler dövizle alındığı için maliyet – fiyat dengesini kurmanın da zorlaştığını söyleyebilirim.

Bir de kişisel girişimci olmanın genel zorluğundan bahsedeyim. İşin üretimi, satın alması, iletişimi, muhasebesi her şeyi sizde oluyor. Fiziken ve zihnen yorucu, her şeye yetişmek bazen çok zor. Yine de günün sonunda sevdiğiniz işi yaptığınız için o kadar da rahatsız etmiyor.

 

Pazarlama geçmişim fotoğraf konusunda beni destekliyor

Fotoğraf konusunda kendini nerede görüyorsun ve hedefin nedir?

 Pazarlama geçmişim sayesinde çalıştığım markaları iyi anlayan, vizyonlarına katkı sunan bir fotoğrafçı olduğumu düşünüyorum.

Hedef olarak çok iddiasız bir yerde duruyorum çünkü 2016 yılında istifa ettiğimde kendime bir söz verdim. Bir daha asla kendimi öyle bir stres içine sokmayacaktım. Dolayısıyla, fotoğraf ve seramik, bu iki işi aynı anda yürütürken huzurlu bir denge peşindeyim. Az sayıda çekim kabul ediyorum, kendimi pazarlama çabam yok. Bu dengede mutluyum. Fotoğrafa dair kendim için deneyimlemek istediğim şeyler var. Analog projeler yapmak bunlardan biri.

Seramik senin için hayatta ne ifade ediyor?

Seramik ticari bir iş olsun, olmasın hep hayatımda olacak gibi hissediyorum çünkü ellerimle bir şeyler üretmek, toprağa dokunmak bana iyi geliyor. Özellikle üretimde yalnız olduğum günler terapi gibi. İş akarken düşünceler de zihnimde akıyor. Kim bilir kaç meseleyi bu şekilde içimde çözmüşümdür.

Kiana Home nasıl doğdu bir çocuk olarak, nerede ve nereye varacak?

Yemek fotoğrafları çekmeye başladığım dönem, fotoğraflarımda kullanmak üzere kendi tabaklarımı yapmak istemiş ve bir seramik kursuna başlamıştım. Ürettiklerim çevrem tarafından beğenilince 2017 Ocak ayında Kiana Istanbul adıyla Instagram sayfamı açtım. Kiana Lazca’da toprak, dünya, evren gibi anlamlara geliyor. Hem seramiğin özünü, hem de yaratmak istediğim bu yeni dünyayı güzel temsil ettiğini düşündüğüm bir kelimeydi.

Çok güzel sofraların kurulduğu bir evde büyüdüm

Kiana doğal olarak bir sofra markası olarak gelişti. Şu an sosyal medyada hatırı sayılır takipçisi olan, ihracatın yanı sıra tüm Türkiye’ye gönderim yapan, 5 yaşında bir marka. 2021 sonunda Kiana Home olarak relansmanını yaptığımız markamız için hayalimiz, seramikten yeni ürün grupları ve seramik dışı sofra ve ev dekor ürünleriyle yine butik ama daha kapsayıcı bir marka haline gelmek, müşterilerimizin hayatında daha çok ana dokunmak.

Füsun Saka

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email
error: