Mermerdeki pudra şekeri
Tepsinin ortasındaki iki pembe lokum Gün doğarken uyandı. Pencerenin ağır kadife perdeleri geceden açık kalmıştı. Uykulu bir şekilde camın önüne gitti. Deniz hâlâ koyu lacivertti. Birkaç martı uçuyor ve kanatlarıyla…
Peronlar ve radyo istasyonları
Tınısı değişmeyen bir müziğin etkisindeki tren yolculukları Her istasyonda, durmanın etkisiyle olacak, yarı uykulu bir şekilde gözlerimi aralayıp öylesine esneyerek bakardım. Bazen birkaç yolcunun beklediği peron takılırdı gözüme. Hele yağmur…
Islık çalan öyküler
Derinden ıslıklar çalarak bir rüzgar esiyor. Rüzgarın etkisiyle açılan pencereden bakıyorum dışarı doğru. O ıslık yüzüme, göz kapaklarıma, kirpiklerime çarpıyor hissediyorum. Bir süre sessiz ve hareketsiz bir şekilde bekliyorum. Islık…
Kokular da raflarda unutulur
Küçükken her kar yağışında müthiş bir sevinç duyup sokağa koşar ve avuçlarıma sığdırabildiğim kadar kar toplardım. Sonra onları soğuk bir cam parçasının üzerine koyup büyüteçle seyreder, hayallere dalardım… Şimdi de…
Hüzünlü şeyleri unutmak isterim
Bazen unutmak istersin Kürşat Başar, “Bazen Unutmak İstersin” isimli kitabında, yıllardır yazdığı yazıları, denemeleri bir araya toplamış. Daha çok ilişkiler, evlilik, ayrılıklar, kadın erkek arasındaki farklılıklar üzerine kısa öykülerin bulunduğu…
Bu tufandan sonra…
Sıkışmışlığın, beklentilerin, umarsızlığın ve sonuçta bomboş bakışların beyninden kalbine ulaşması bittiğinde, senden geriye ne kalır ki?Dağılan parçalarını yeniden toplamak için çırpınışların binlerce kuşun kanadına asılıp gittiğinde, hayata karıştıklarında yani, belki…
“An”ların zamanı
“An”lar… Ne kadar da önemli hepimiz için. Sadece bir dokunuş, bakış ve hissediş kadar kısa bir geçişle tüm yaşamımıza hakim oluyor. Bazen de kendinden sonrasına bıraktıklarıyla hayatı derinden sarsıyor, sorguluyor,…
Seninle tanışmaya hazırım!
Selim şaşırmıştı. Kesin olarak gidiyordu Efsa. Bir daha hiç yazmayacaktı bunu hissediyordu. Döndürmesi gerekiyordu, oyalaması biraz daha online tutması lazımdı. Ne zor bir durumdu. Bitmesine saniyeler kalmış bir oyunun son…
Mardin
“ Mardin’de beni en çok heyecanlandıran şey, sanırım tarihin elle tutulurluğu. Şehrin dokusunun ve mimarisinin, bir gizi imleyip sonra saklaması. Zaman elinizle tutmanıza, ona dokunmanıza olanak veren bu labirent görünüşlü…
Minerva
Bir varmış bir yokmuş. Uzak diyarlardan birinde paranın pek değeri yokmuş. İnsanların zenginliği kelimelermiş. Bu kelimeleri art arda sıralamakmış, o halkın meziyeti. Zenginlik, kelimelerin nakış gibi işlenmesiyle ölçülüyormuş. Bir öykü,…